Kategoriler


SON YORUMLAR
Cihat
Sizce Çukurova üniverstesi nasıl ?
Tatar Ramazan
Boş işler bunlar.. bilişim mesleği, sektörü ölmüş. Etrafınızda yazılımdan zengin olan kimi gördünüz? Tekstil ticareti yapanlar, cafe açanlar mercedese biniyor. Bilgisayar mühendisleri 3 kuruşa en ağır işi yapmaya çalışıyor. Ben 32 yaşındayım aşağıda aynı rumuzla yaptığım yorumu okuyun. Süper bilg. mühendisiyim ama bi sonuç yok. Memur olmak da zorlaştığı için firmalar mühendisleri daha fazla eziyor. Kariyer.netteki ilanlara en az 500 başvuru gidiyor. Ben gene zamanında memur oldum da yırttım. Şimdiki mezunlar memur bile olamıyor. Bölüm birincileri belediyede taşeron olabilirlerse şükretsinler. Benim kurumuma 10 kişi özelden kaçıp geldi. 7 yıllık deneyimli adamlar. Hepsi canavar gibi yazılımcı...Onlar bile bir şey yapamıyor, olamıyor. Gerisini siz düşünün...

kko
raiden
60k altı sıralama yapıp bilgisayar yazanlarda bir zahmet kendini mühendis sanmasın tekniker olamicak adamı mühendis diye piyasaya salıyorlar
raiden
tıp fakültesi yerine bu bölümü tercih ettim burdaki yorumları gördükçe gerçekten hayret ediyorum bu kadar mı kötü durumdayız? 1500 tl maaş! deniyor bir doktor minimum 5k ile başlıyor
nur zeynep
6.sınıftayım ve Bilgisayar Mühendisi olmak en büyük hayalim bunun için bolca çalışıyorum fakat bayan/erkek bölümünde bayanlar çalışamaz mı anlayamadım?
Süleyman
İyide kardeşim Bugün Web şirketlerinin başındaki çoğu adam Üniversiteyi ya yarıda bırakmış yada hiç okumamış. benim kararlılıkla inandığım şey Kişi isterse Yapar yeter ki Azim ve Kararlılık ile öğrenmeye çalışsın
Ömer Faruk AYDOS
Web sitesi,masaüstü uygulamaları yapılır.
Ömer Faruk AYDOS
Bilgileriniz için teşekkürler
şahin
bilgisayar mühendislerin çoğu açıkta kalıyormuş doğrumu
Fatıma Merve Danışık
Bu site kafama yattı Bence çok doğru söylüüyor
mehmet uluğ
bu makalemsi makale! şaka olmalı:)
sevda
beğendim
Reyting Amca
Sitenin reytingi düştü. Google.da aratınca arkalarda çıkıyor. Eskiden ilk sırada çıkardı. Site sahibi ateşli yazılar yazmıyor 1-2 yıldır...

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Motivasyona inanmıyorum!
NY İÇİN PROGRAM YAZAN TÜRKLER
Beyond Unit Testing - Yazılım nasıl test edilmelidir
Oradan Buradan...
Üniversite seçiminde şu 8 şeyi yapmayın!
Kasperski'nin kaçırılan oğlu serbest bırakıldı
Soru sormayı bilmek?
İki bilgisayar mühendisi buldum, sistem analizi yaptırdım ve hiçbir hastanede olmayan web tabanlı bir yazılım hazırlattım.
YAZILIM BÜYÜKLÜK TAHMİNİ
Microsofta çalışan Türkler - Aslı Bilgin Röportajı
Imagine Cup 2007 Yazılım Tasarımı Türkiye Finalist'leri Belirlendi
TEKRAR
Microsoft API Savaşını Nasıl Kaybetti - Joel Spolsky
Programcı Gözüyle iPhone OS ve Android Karşılaştırması
Yazılım Projelerinin Bitme Oranları?
Güncellenmiş XP [Ekstrem Programlama v.2.0]
Okul bitince ne yapacaksınız?
Dünyanın En İyi 500 üniversitesi 2007 Sıralaması Açıklandı
Bilgisayar mühendisleri cepheye
Son Teknoloji Kullanımı

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Motivasyona inanmıyorum!

Motivasyona hayır!

Dünyanın en çok satan iş kitaplarının yazarı Jim Collins, ‘İyiden Mükemmel Şirkete’ adlı kitabında bin 500 şirket arasından bulunan 11 mükemmel şirketin ve liderlerinin özelliklerini anlatır. Collins’in kitabıyla ilgili olarak Hürriyet İK’da birkaç yazı yazdım. Kitapta dikkatimi çeken ‘motivasyon’ konusunu ise Yenibir.com’a sakladım.

Collins kitabında, şirketlerde yapılan ‘motivasyon’ uygulamalarının gereksiz ve anlamsız olduğunu söylüyordu. Çünkü mükemmel şirketlerin hiçbirinde çalışanları motive etmek için eğitimler, toplantılar, özel projeler, yüklü ücret paketi uygulamaları yoktu.

Collins’in ‘bilimsel’ sonuçlarıyla benim ‘gözlemsel’ fikirlerim birbirini tuttuğu için bu yazıyı yazma gereği doğdu. Çünkü ‘ben motivasyona inanmıyorum’. Takım çalışmasına da inanmıyorum ama o ayrı bir yazı konusu. Çünkü üzerine bir yazının ötesinde kitap yazılacak kadar önemli bir konu. 

Motivasyona inanmıyorum

Motivasyona inanmıyorum, çünkü içinde üretme arzusu olan, sevdiği ve inandığı işi yapan hiç kimsenin motivasyona ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Nasıl bir insana ‘zorla aşık olamazsanız’, bu içinizden gelen bir duyguysa, çalışmak ve üretmek de aynısıdır. İnsanı motive eden şey içinde var olan üretme arzusudur. İçinde üretme arzusu olmayan amaçsız insan da filozof Ayn Rand’ın da söylediği gibi “En sefil insandır”.

Motivasyona ihtiyacı olanlar, kendisine uygun olmayan bir işi yapan ya da yapmak zorunda kalan kişilerdir. Ancak onlara ne yaparsanız yapın yine de motive olmayacaklardır. Çünkü temel baştan yanlış atılmıştır. Bozuk temele sağlam bina yapamazsınız. 

‘Mutsuzluk virüsü’ taşıyan mesihler

Bunlar dışında bir de hangi işi yaparsa yapsın şikayet etmek, bahane
üretmek zorunda olanlar vardır. Hak etmediği şeyleri elde etmek için
sürekli ricacı olurlar, merhamet dilenirler, bedavadan yaşamak isterler.
Üretimine katkıda bulunmadıkları şeyleri paylaşmak isterler.
Paylaşmayanları bencillikle ve aç gözlülükle suçlarlar. İnsanların içindeki
iyiliği sömürmek üzere yaşayan sülüklerdir onlar.

Bu arkadaşlar ‘mutsuzlukla mutlu olan’, hayata dair hiçbir olumlu düşünce
üretemeyen, ‘mutsuzluk virüsünü’ aleme yayan mesihlerdir. İşin garibi
bunlar virüs yaymada son derece başarılıdır. Çünkü insan beyni iyiyi değil
kötüyü tercih etmeye programlanmıştır.

Kötü para iyi parayı kovar

İktisat okuyanlar Gresham Kanunu’nu bilir. Gresham, “kötü para iyi parayı kovar” der. Sir Thomas Gresham, İngiltere’de I. Elizabeth döneminde (1500’lü yıllar) kraliçenin mali danışmanlığını yapmıştır. Ekonomide, altın ve gümüş paralar dolaşımdayken, gümüş paranın (kötü para), altın parayı (iyi para) dolaşımdan çıkarması üzerine bu kanunu ortaya atmıştır. Daha teknik anlatımla; “Nispi nominal değeri aynı, külçe değerleri farklı iki madeni paradan, külçe değeri yüksek olan dolaşımdan çekilir”.

Bu kanun yalnızca ekonomi için değil, tüm hayatımız için geçerlidir. ‘Mutsuzluk virüsünü’ yayanların bu derece başarılı olmasının, patronların, yöneticilerin insan kaynakları çalışanlarının motive edeceğim diye cebelleşmesinin nedeni de bu kanundur.

Çevrenizdeki başarılı insanları, özellikle de girişimcileri gözlemleyecek olursanız hiçbirinin ‘keşke biri beni motive etse’ diye gezinmediklerini, zaten ‘içsel motive’ olduklarını görürsünüz.

Dünyayı bugünlere getiren yaratıcı, üretici ve kendilerine yönelik tüm ‘demotive faaliyetlere rağmen’ yılmayan insanlara bakın. Hangi birinin motivasyon gibi bir derdi vardı. Aksine amaçlarının peşinden giderken toplumdan dışlandılar, baskı ve işkence gördüler, hatta öldürüldüler. 

‘En değerli varlık insan’ şarkısı

Collins’in kitabına göre mükemmel liderlerin en önemli özelliklerinden biri şu: “Değişimi yönetmek, çalışanları motive etmek, elemanların şirkete bağlılığını sağlamak gibi şeylerle pek ilgilenmezler.”

Türkiye’de ve dünyada iş dünyası korosunun söylediği “En değerli varlığımız insandır” şarkısı onların repertuvarında bulunmuyor. Çünkü işe başladıkları zaman önce ‘temizlik’ yapıyorlar. Otobüsten yanlış insanları indirip, doğru insanları bindiriyorlar ve onları doğru koltuğa oturtuyorlar. Ondan sonra otobüsü nereye süreceklerine karar veriyorlar. Sonra da “En değerli varlığımız doğru insanlardır” şarkısını söylüyorlar.

Mükemmel liderler ‘mutsuzluk virüsünü’ hayatlarına asla sokmuyorlar. Güçlükleri aşacaklarına dair sonsuz inanç besliyorlar. İşte her yaşta, her meslekte insanda olması gereken özellik, “yapamayacağına değil, yapacağına inanmak”.

Para mutluluk getirir mi?

Peki, motivasyon konusunda en büyük tartışma konularından biri olan ‘para’ gerçekten motive ediyor mu? Collins’in araştırmasında ücret paketleriyle, şirketin iyiden mükemmele dönüşmesi arasında sistematik bir bağlantı bulunmamış. Hatta mükemmel şirketlere en yakın performans gösteren şirketlerle yapılan karşılaştırmada, mükemmel şirketlerdeki yöneticilerin diğerlerinden daha düşük ücret aldığı ortaya çıkmış.

Paranın ‘ne zaman’ motive edebileceği konusunda ise şu sonuç ortaya çıkmış: “Ücret sisteminin amacı yanlış insanların doğru davranmalarını sağlamak değil, öncelikle doğru insanları şirkete kazandırmak, sonra da onları kaybetmemek.” Yani yanlış yerde olan insanlara para verseniz de motive
edemezsiniz. 

Yönetiyorsan motive edersin

Collins’e göre başarılı insanları motive etmenin tek yolu ise ‘başarısızları onların sırtına yüklememek’. Çünkü yanlış insanlar, doğru insanların şirketten ayrılmasına neden oluyor. Eğer bir şirkette ‘çalışanlar yönetiliyorsa’ bunun anlamı ‘çalışanların gereksiz motivasyon harcamalarına ihtiyacı olduğu’.

Collins, “Bir elemanınızı yönetmek ihtiyacı hissettiğiniz an, onu işe alırken yanlışlık yapmışsınız demektir. En iyileri yönetmeye gerek yoktur” diyor. Yani ‘yöneticiliği’ değil ‘liderliği’ yüceltiyor. Yönetmeyi değil, yönlendirmeyi, öğretmeyi ve yol göstermeyi tavsiye ediyor.

Doğru yerlerde doğru insanların çalıştığı şirketlerde yöneticilerin kendilerine sorması gereken sorunun ‘nasıl motive ederiz’ değil, ‘nasıl demotive etmeyiz’ olduğunu söylüyor. Amacı ‘üretmek’ olan insanları alıp, önlerine her türlü engeli çıkarmak, enerjilerini içlerine hapsettirmek amacı kar etmek olan hiçbir ‘akıllı’ şirket için rasyonel bir düşünce tarzı olmamalı. 

Mine KILIÇ (yenibiriş)
mkilic@yenibir.com
www.bilgisayarmuhendisleri.com
Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

hamide(14.01.2011 15:39:53)
Kesinlikle katılıyorum. Kapasitesinden yüksek alanlara konulan insanların motivasyona ihtiyaçları vardır. Doğru yerde olan insan zaten işinde başarılı olacağı için böyle şeylere takılmaz
%40 %20 %40
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



kofmaniac(10.06.2009 13:44:40)
nedense böyle şeyler çok ütopik geliyor türkiye ortamında. collins'in gelip türkiyedeki en başarılı şirketleri incelemesi lazım. para parayı çekiyor. halk bilinçsizce reklamlara kanıyor. çalışanlar parayla çok güzel motive oluyorlar. para hırsıyla öyle güzel çalışıyorlar ki şirketler bu elemanları bile kaybetmekten korkmuyor. bu kriz ortamında elemanını yönetme ihtiyacı hissetmezsin. hissediyorsan bile yapacağın tek şey işi kaybetme ihtimalini ona hatırlatmaktır. holdinglerin ar-ge departmanlarına ne kadar para harcadıkları da muamma. ar-ge ne demek kiç kişi biliyor? markan biliniyorsa bütün sektörlere el at hepsinden alır bizim halkımız. sakın bi sektörde uzmanlaşmayı düşünme. türkiye ortamı için de ben bi kitap yazsam iyi olur =)
%50 %17 %33
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



Hasibe(08.06.2009 22:11:32)
Collins, “Bir elemanınızı yönetmek ihtiyacı hissettiğiniz an, onu işe alırken yanlışlık yapmışsınız demektir. En iyileri yönetmeye gerek yoktur” diyor. Yani ‘yöneticiliği’ değil ‘liderliği’ yüceltiyor. Yönetmeyi değil, yönlendirmeyi, öğretmeyi ve yol göstermeyi tavsiye ediyor.
Çok doğru bir tesbit,güzel yazı.
%75 %0 %25
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum






Copyright© 2001-2017. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.