Kategoriler


SON YORUMLAR
Taha
Hocam elinize , kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.
Tatar Ramazan
Anlo-Saksonlar (İngiliz, Amerika), Almanlar, Fransızlar, Ruslar, Yahudiler dünyanın en başarılı milletleri. Genleri dolayısıyla öyle. Osmanlının zirve döneminde bile sanat ve bilimde bizden ileriydiler. Rönesans 1450den sonra başladı. Bizim zirve dönemi 1600lü yıllardı. Osmanlı bile daha zeki diye Avrupadan adam getirdi. Türkiyede bile başarılı, düzgün, elit insanların önemli bir bölümü muhacırdır. Geçmişte Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Bosna gibi yerleri feth edebildik. Bu ülkelerden şimdi de ileriyiz zaten. Fransa, Cermenler, İngilizler, Ruslar oralara üstünlük kuramadık. Bugün de yine o milletler bizden maddi anlamda ileri. Yani değişen bir şey yok. Japonlara, Çinlilere ve Hindulara gelince.. Teknoloji, bilim, buluş gibi alanlarda yukarıda saydığım kavimler yapıyor çoğu şeyi. Japonlar buluş yapmıyor. Var olanı küçültüyor. Tasarım yapıyor. Sony markasının reklamı bile vardı 12 sene önce. En küçük fotoğraf makinesini, kamerayı, bilmem ne cihazını biz yaptık falan filan. Amerikanın eşek gibi çalıştırdığı köleler. Ehli kitap (Hristiyanlar, yahudiler) ve müslümanlar her zaman putperest kavimlerden üstündür. Bunu unutmayın. Maddi ilerlemenin dinle, dinsizlikle alakası yok. Çalışan kazanır.
Hüseyin
Kafamdaki çoğu soruya cevap buldum teşekkürler...
Samet
Makaleyi harika buldum .Çok işime yaradı. Teşekkürler.
Tatar Ramazan
Saatte 1500 satır kod yazmayan kendini camdan aşağı atsın. Almanya 1. ve 2. dünya savaşı öncesi 10-20 senede süper güç olmuştu. Sıkı ve disiplinli çalıştılar çünkü. Biz 90 senede bir savaş uçağı yapamadık. Atatürkçüler suçu islama, Osmanlıya attılar. Kemalist Türkiye niye bi halt olamadı o zaman? Kendin çalışma, okuma, bir şey becereme ondan sonra dinde kabahat ara. Sümme haşa!
Gamze
C#, C++, ASP.NET-MVC, HTML-CSS, Matlab, Arduino ödevleri, web sitesi yapılır. Bilgi için; gamze.zirh@gmail.com
Seda
web sitesi, masa üstü uygulamaları, muhasebe, restaurant, otel, barkot sistemleri yazılımı yapılır. adres:s.sedaerden@gmail.com
Hafize
Yazılım ödevleri ve web sitesi yapılır.Bilgi için hafizearduc@hotmail.com
Tatar Ramazan
Temam geldi
Dilara
Doğru yazdığıma eminim
Tatar Ramazan
Kopyala elle yazma yanlış yazdın. Gelmedi
Tatar Ramazan
Gördüm şimdi
Dilara
Attim
Tatar Ramazan
İlle mühendislik diyorsun demek. O halde sana iyi yazılımcı olmanın yolunu göstereyim. Bunu sen istedin. kambozlusaban@hotmail.com babamın mail adresi. Mesaj at. Atınca da buraya yaz attım diye.

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Son Teknoloji Kullanımı
Bilgisayar Mühendisi Ne İş yapar? Program Nedir? Çeşitli Sorular?
34 yaşındaki Türk, sitesini 100 milyon $’a Google’a sattı
İş bulmak üzerine
ASP.NET 2.0 - New Features
ASP.NET Introduction: What is ASP
Sıralamanız Ne?
ASP.NET - Server Controls
ASP.NET vs Classic ASP
Yazılım Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği arasındaki farklar
DOKTOR GİBİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ OLMAK
Linux altında MSN Messenger Kullanımı - pidgin
Çok okunan blog yazmanın 10 sırrı
Obama, siyahlara seslendi: Rapçi değil, bilim adamı olun
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
En iyi bilgisayar mühendisliği bölümüne sahip üniversiteler
Yazılım Geliştirmede Sistematik Yaklaşımların Kime Faydası Var?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
NY İÇİN PROGRAM YAZAN TÜRKLER
Facebook'un yatırımcısı Türk girişimciler arıyor!

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Son Teknoloji Kullanımı

Son Teknoloji Kullanımı

Takip ettiğim listelerde bazen kayda değer tartışmalar oluyor. Bunlardan biri de en son teknolojilerin kullanılması ve yazılım sektörüne sağladığı yarar/zarar tartışması idi. Son teknolojileri kullanarak yazılım geliştirmek ve bunun arkasında yatan nedenler firmalara yada projelere ne kazandırıyor? gibi bir teması vardı.

Adı lazım değil; büyük firmaların, pazar payının çoğunu elinde bulundurabilmek için yaptığı reklam kampanyalarına ve yazılım uzmanlarının gözünü boyamak için yaptığı girişimlere bir bakın. Ürünlerinin adını duyurabilmek ve örütbağı üzerinde kendilerinden daha fazla söz ettirebilmek için uyguladıkları yol, Wired üzerinde okuduğum reklam kampanyası metodlarının aynı. Bir kaç tane ünlü blogcunun da sizden bahsetmesini sağlarsanız aslında her tarafı yamalarla dolu ürününüzü teknolojide ki son nokta olarak göstermek ve milyonlara satmak hakikaten kolay.

Hal böyle olunca gözü boyanmış proje müdürlerinin de bu teknolojileri kullanmak istemesi ve sonunda kabağın yazılım uzmanlarının başında patlaması da doğal tabii. Denenmiş ve iyi bilinen teknolojiler yerine, daha yeni ortaya çıkmış, tonla hatası olan, hakkında döküman olmayan veya mevcut sistemlere uymayan teknoloji parçalarını entegre etmeye çalışmak maliyetleri arttırmayacak mı?

Ben eskiden zamanımın büyük bir bölümünü sistem kurmakla ve en son çıkan ne varsa kurup denemeye ayırıyordum. TFS, SQL Server 2005, Office 2007 gibi ürünleri daha ortaya çıkmadan betalarını kurup deneme imkanım oldu ama farkettim ki sonunda -bloguma yazdığım yazılar dışında- elle tutulur bir kazancım olmuyor. Birde üstüne zaman kaybediyorum. Halbuki zamanımı refactoring veya "code review" ile geçirsem benim için daha faydalı olacaktı.

Velakin, olayın farkına varıp kurulum olaylarını bıraktım. Böylece araştırma ve geliştirmeye daha fazla vakit ayırıyorum. Kaç kere kod yazmak için bilgisayarın karşısına oturupta kendinizi Facebook'a takılırken buldunuz? İşte bunu bırakmak lazım, hatta network/modem kablosunu çekip dış dünya ile olan bağlantıyı keserek konuya konsantre olmak gerek. Beni nadiren MSN'de görenler bilirler. MSN'i sadece gerektiği zaman açıyorum.

Neyse konumuza dönecek olursak, en yeni teknolojilerin kullanılmak istendiği bir projeye adım atıyorsanız; gereksinim ve maliyet analizi yaparak elde edilecek yararları görünür hale getirmeniz lazım. Eğer yazılım uzmanlarının büyük çoğunluğu VB.NET biliyorsa kalkıpta J2EE kullanmanın ve getireceği yararları düşünerek hayal kurmanın anlamı yok. Eğer müşterinin istekleri VB.NET ile daha hızlı biçimde karşılanabilecekse mantık olarak VB.NET kullanmakta yarar var.

Bence "süper teknoloji" diye bir şey yok. En azından yazılım dünyasında. İyi yada kötü yazılımcı var ama. İyi yazılımcı elindeki teknolojiyi en iyi biçimde kullanan ve müşterinin isteklerine zamanında cevap veren yazılımcıdır bence. Tabii bizim işimiz bir ekip işi olduğu için ekip içinde çalışmanın kuralları da var işin içinde. Yazılan kodun mükemmelliği, performansı ve kolay bakım yapılabilmesi ile ölçülmeli ve yazılım uzmanına gurur vermeli. Gudubet gibi kod yazmanın ve sonrasında bakımı mümkün olmayan programlar ortaya çıkartmanın ne bize nede çalıştığımız firmaya ve ekonomiye bir katkısı olmuyor. Sonradan ya ebemiz yada aile yakınlarımız çekiyor ceremesini.

İlla AJAX kullanıp Web2.0 uygunluğunda bir şeyler ortaya çıkartacağız diye fonksiyonellik ve kullanım açısından rezalet bir web sitesini alalım ele. Teknolojiyi kullandın tamam güzel de ne yararı var insanlara. Kaç kişi senin Web2.0 özelliklerini kullanıyor. Bırakın mesh-up yapmayı İnsanlar daha RSS nedir bilmiyor. Listelerde tartışılan en az iki proje son teknolojilerin kullanılması yüzünden bu şekilde bırakılmış. Yazılan kod artık o kadar çok arap saçına dönmüş ki bakımı ve değiştirilmesi imkansız hale gelmiş. Yeni teknolojilerin Beta sürümlerinin kullanıldığı ve her yeni sürüm ile bağımlılıkların bozulması, entegre ve arayüz kodlarının yeniden yazılmasının gerekliliği işi daha da zorlaştırmış.

Her zaman son teknolojiyi kullanmak; güvenilir bir sağlayıcıdan da gelse, iyi bir şey olmayabilir. Araçların Beta sürümleri ile projeye başlamayı düşünüyorsanız, ya çok maceracı birisiniz yada tedaviniz tam bitmeden hastaneden ayrılmanıza izin veren doktoru dava etmelisiniz. :-)

Uygulamanızın kimler tarafından kullanılacağını ve bu kullanıcıların teknik seviyeleri ile kullandıkları iş akışı modellerini iyi bilmeniz lazım ki ihtiyaçlarına cevap verecek sade ve kolay kullanılabilir bir ürün sunabilesiniz. Her türlü grafik cambazlığın yapıldığı, 3 boyutlu butonlar ve ekranlar yüzünden kullanılmaz hale gelen bir de kullanılan teknolojinin hataları yüzünden sürekli çöken bir yazılım sunarsanız piyasaya, firmanın ölüm fermanını kendi ellerinizle imzaladınız demektir.

Benim tavsiyem yeni teknolojiler tamamen pişene ve en az bir "service pack" çıkartana kadar beklemek ve sonra uygulamak olur. Zaten kısıtlı olan zaman ve finansal değerler bu uğurda heba olmaz. Bu yeni teknolojileri nasıl olsa birileri test eder.

Diğer bir gözlemimde yeni teknolojilerin ortaya çıkma sebebidir. Genelde bir müşterinin şikayet ettiği veya istediği özelliği firma yazıp ortaya çıkarır günahıyla sevabıyla ve müşteri kullanır bunu. Tabii tek bir müşteri için ne kadar büyük olursa olsun bu araştırma geliştirmeyi yapmak karlı değildir. Ne yapar bu firma o zaman. Atı boyayıp zebra diye yutturmaya çalışır değil mi? Konferanslar, medya reklamları ve sanki bir çağ kapatıp bir çağ açacak bir teknoloji gibi gösterdikleri ürünü pazarlamaya çalışırlar. Süperdir, eskisinden hızlı çalışır, her ortamda çalışır, performansı mükemmeldir, 100bin kullanıcı aynı anda kullanabilir, esnektir, genişleyebilir vs artık listeyi siz uzatın. Tabii bizde az değiliz, karga gibi parlak ne görsek atlıyoruz üstüne.

Sonuç olarak zamanınızı boşa harcamayın, çevrenizdeki herkes yeni bir şeyler öğreniyor (veya öyle görünüyor) diye kendinizi geri konumda görmeyin. Bir şeyler öğrenmek istiyorsanız bırakın önce o teknolojiler pişsin, biraz ticari projelerde kullanılsın, yamaları kapansın. Öğrenmek nasıl olsa kolay bir kitap veya yazılan kodu okuyarak. Örütbağındaki herkes Ruby On Rails öğreniyor/yazıyor diye sizde kendinizi zorlamayın. Merak ediyorum ne kadar sürecek Ruby On Rails fırtınası. Sağladığı tek yarar var o da bundaki bazı teknolojik metodların bildiğimiz dillerde de uygulanmaya çalışılması. Yani biraz dişimizi sıkacak olursak bu metod bizim programlama dilimize de gelecek.

Hadi bakim, blog okumayı bırakıp biraz kod yazalım. O refactoring yapmanız gereken sınıf vardı ya hep "nasıl olsa çalışıyor" diye göz ardı ettiğiniz. Onu bir düzeltelim, performansını arttıralım, araya bir kaç ünite testi filan koyalım; hadi bakim...

Gürkan Yeniçeri
http://analystdeveloper.com/blogs/gurkan/archive/2009/01/30/3558.aspx

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

Sevgi Aktürk(15.06.2013 10:23:08)
Makale tam anlamıyla okuyucuya hitap ediyor. İnsanlar yeni teknoloji için bakımı uzun süren projelere yöneliyor ve zaman kaybı yaşıyor. Dediğini gibi yeni teknolojinin çıkmasının ardından kullanılması,yamalarının çıkmasını beklemek ve daha sonra öğrenmek en mantıklısı.

Teşekkürlerimi sunuyorum.
%0 %0 %0
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



netiq69(30.09.2010 13:55:40)
...bahse warım şu yazdığım en son şey, Amerikalıların elinde henüz yok...
%40 %20 %40
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



netiq69(30.09.2010 13:54:36)
...USA'nın elindeki ve Polisin elinde bulunması gerken yazılıma ek olarak: full opsiyonel olmalı: bu adamın(yani suçlunun), top sakallı, çatık kaşlı, burun amelyatı v.s. gibi opsiyonları göz önüne alan, ve aynı software içinde, ağ çizimi opsiyonlarını algılamalı. Ama kesin olarak, bu adam, yüz kemikleriniı(3D ağ çizimindeki anahtar) değiştiremeyecek: yani işin komedisi şu: biraz şişmanmış gibi numara yapsa bile, software'in opsiyonuna yakalanacak!...
%40 %20 %40
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



netiq69(30.09.2010 13:49:10)
...Sanırım, askeri anlamda, Genel Kurmay Başkanlığı'nın elinde, herhangi bir harekatta, bulundurması gerken garanti bir telsiz dağılımı, basit bir random software ile, çok rahat, ki asteğmen eğitmeniydim(durum herneyse)... Sanırım, ordunun yapması gereken frekans dağılım yazılımı şöyle çalışmalı(tabi internet bağlantısı yasağı ile birlikte): software, rastgele haberleşme frekans aralığında, takımların ayrı ayrı frekanlsarını tespit eder(MB'ı aşmayan bir yazılımdan bahsediyorum, komplikasyonunu abartmazsak, yani mühendislik harikası açısından) ve ayrı ayrı bilgisayarcıların eline geçecek şekilde olmalı, ve her takımın(ki aselsan cihazlarındaki komplikasyon zannedersem yeterli!), frekansları belirlenir... Tabi top asteğmenin elindeyken, herhangi bir düşmanın eline geçerse belirlenen haberleşme aralığı, sadece o takımın yeni frekansı belirlenecektir... Kritik durum olamaz(ki 8 bitlik komplikasyona tamamen erişmek mümkün olmayacak)!...
%25 %25 %50
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



netiq69(29.09.2010 12:01:10)
aslında elektrik müh'üm ama mühendislikten önceki bilgisayar hırsım yüzünden bir iki lafım war: ...US'in elindeki suç önleme cihazlarını aşağı yukarı gördüm... sanırım biz de Türkast ve GSM operatörleri ile paslaşarak suçu önleyebiliyoruz ama genel anlamda hatta toplamda bu parçaları bir araya getiren ve bir sonraki tel görüşmesinde "Aha! Aradığımız tip..." internet haritasında nerede olduğunu bulup, diğer açık telefonları da dinleyip, "...falanca lokantaya, az kes yemeğe girdi..." gibi garanti bir yazılım eksik...
%33 %33 %33
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



bay yanlış!(17.01.2010 23:54:30)
Ben beğenmedim açıkçası yazıyı.
Dünyaya geldiğimiz tarih itibariyle bilişim teknolojisinin kendisini bulmaya çalıştığı bir çağdayız ama "az dişinizi sıkın sizin programlama dilinize gelsin" de ne demek?
Yeni şeyleri(eğer daha kullanılışlı olacağına İNANıyorsak) bulmak ve denemek zorundayız, aksi durum mühendislikle hiç bağdaşmıyor!
%50 %0 %50
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum






Copyright© 2001-2017. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.