Kategoriler


SON YORUMLAR
Tatar Ramazan
Bizim Sakarya üniversitesinden iyi yerlere gelen bir sürü adam var. Hatta ödevleri yapmayan tembel bilinen biri katılım bankasına girdi şimdi de Avustralyada programcılık yapıyor. Kurumsal firmalarda her üniversiteden eleman vardır zaten. Mesela Ford Otosan. Çok da para vermez hepsi. Memur maaşına çalışırsın. General Elektrik gibi yerler yüksek maaş verebilir. Ama oralara girmek zordur. İşi de zordur. Ben 2010 yılında KPDS İngilizceden 89 almıştım. Süper bilişim uzmanıyım. İyi öğretim almak, Üniversitede bol proje yapmak kişiyi 1-0 öne geçirir. Veya ortalamada yüksek puanlı, öğretimi iyi olan üniversite mezunları daha başarılı olabilir. İtirazım yok. Ama istisnalar da her zaman mevcuttur. Kocaelinin birincisi elbette yıldızın sonuncusundan daha başarılı olacaktır.
No One
Tatar, sen neye atarlanıyorsun? Boş işler dediğin bütün hayatını etkileyecek kariyer planın ve senin bütün hayatın. Herkes her yere gelemez, kimse kimseyi kandırmasın, en öncelikle de kendini kandırmasın. Verdiğin örnekler istatistik orsnında yüzde kaç acaba? Mesela anadolu okulundan mezun kaç kişi iyi şirketlerde çalışıyor, büyük çoğunluk iş bulamıyor kendi tanıdıklarım var, ben üzerine diyorumki iyi okuldakiler de her yerde istediği gibi bulamıyor, sen burada montajcılık yaparken amerikalısı avrupalısı senin kullandığın teknolojileri üretiyor, senin yaptığın mühendislik mi montajcılık mı şimdi? Tr de en iyi şirketlerde çalışan farklı 10 üzeründe onlarca kişiye sor bakalım neyin dizaynını neyin teknolojisini üretmişler? Söylediğin bakan ingilterede yaşıyorsa sterlin olarak maaş alır 70bin tl diyerek manipule etme 6 ya böl, 11 bin sterlin de, tr de veriyorlarsa kim kime o kadar parayı veeiyor kaç tane bölüm birincisi o parayı alıyor saçmalama lütfen. Ben diyorumki birincil hedef herşeyini kariyere odaklama veya tamamen boşa salma, herkes bir şekilde yaşıyor hayatını zaten ancak neyi istiyorsa ona çabalasın ama bazı şeyler olmuyorsa da hayatını mutsuz geçirme. Sen mesela bırak dünya işlerini ahiretini yaşa diyorsun, milyonluk girişimcilik yapsan ve işlerin tıkırında gitseydi ve birçok hayalini gerçekleştirseydin şu anda beyler şunu şunu yapın hayat çok güzel diyecektin, şimdi gelmiş hayat boş diyorsun, komik. Benim yazdıklarımdan herkes ne demek istediğimi anlamıştır zaten, bazı şeyleri görmek için 40 yaşına gelmeye gerek yok, çok fazla araştırıp çok fazla kişiye sorarsan ve işin içinde bizzat bulunursan görüyorsun zaten ki yazdıklarım çok az şey olmasına rağmen anlaşışır özet bilgiler, seversin kullanırsın, sevmezsin saygı duyar ve okumazsın bu kadar basit.
ali
amk bilgisayar mühendsiliği nerden seçtim seni mis gibi kolay bölümler varken çekilir dert değil...... tavsiye etmiyorum kardeşim.
Tatar Ramazan
No One bırak boş işleri başlarım kariyerine de üniversitesine de! Dünyada bir halt olmadığını anlayın işte. Ahirete yatırım önemli. Herkes bir şekilde yükseliyor ilerde zaten. ODTÜ mezununun 26 yaşında geldiği noktaya Sakarya mezunu 33 yaşında geliyor. Ortalamada ne kadar çalıştıysan hayat sana o kadar verir. Mesele Karadeniz Teknik Maliye bitiren biri vardı. 29 yaşında vergi denetmeni oldu. Ankara Siyasal bitirseydi 22 yaşında işe girerdi. Eski bakan Mehmet Şimşek bölüm birincisi oldu. İngilterede 70 bin lira maaş alıyordu. Her şey ve herkes derece derece.
No One
Yeni mezun olarak birkaç küçük şey yazmak istiyorum, kariyer net veya linkedin deki iş ilanlarına bakarsanız, özellikle yeni mezun olanlar için bile min 2 yıl deneyim ve birçok programlama dilleri vs isterler. 5 kişi işe alınacaktır, 500 kişi başvurur. Her yere gereksiz sayıda birçok üniversite açıldı, avrupanın en kaliteli üniversiteleri ingiltere ve almanyada bile max 50 civarı, bizde ise 150-200 arasında bunun siyasi bazı sebepleri var. Mesela siz her il e üniversite açarsanız, tüm ailelerin çocukları üniversite mezunu olacaktır, çocuk ve aile pskolojikmen rahatlar. Esnaf ise öğrencilerden ciddi gelir elde edecektir. Sorun ise bizim gibi ülkelerde bilim veya teknoloji geri plandadır ve iş istihdamı azdır, mesela 100 kişi işe alınacaktır ancak açılan birçok üniversite ile 1000 kişi mezun olur ve kalan 900 kişi işe giremez, bu sayı her yıl daha da artar ve işsizlik artar, insanlar da artık üniversite mezunu olma fark yapmıyor master yapayım, part time çalışayım der, zaten birçoğu çok kalitesiz eğitim alır ve giriş maaşları 1500-3000 arasında olur yılları işsizlik veya düşük maaşla geçirir. Kişi de sorunu kendisinde sanır, halbuki tüm suç sistemin böyle olmasını sağlayanlar, anca siz yıllar sonra para ve zaman kaybınızı anlarsınız, veya anlasanız bile elinizden çok fazla birşey gelmez. Peki şirketler insanları neye göre seçer, kendini geliştir denilen tavsiye ne kadar doğru? Arz-talep dengesini iyi analiz etmelisiniz, mesela şu anda çok fazla mezun var, ekonomik kriz dolayısı ile iyi okuldan mezunlar bile zannettiğiniz gibi hemen iş bulamıyor. Ya top 5 okul dan 3+gpa ile mezun olacaksınız, ya da torpiliniz olacak. Ben top 5 okuldan mezunum ve okulun zorluğundan dolayı mezun olan herkesin onlarca projesi, jaca, c, c++, python, matlab gibi dilleri, birçok farklı ideleri, oop, mvc, design pstterns, ve çok farklı çeşitte algoritma çeşitleri görmelerine ve ingilizce seviyesinin çok iyi olmalarına rağmen (toefl a girenelerin çoğu 80-100 arası) ve alese girenlerin çoğu 80-95 arası aldığını düşünürseniz, yine de işe girerken sizi beğenmezler, benim gördüğüm kadarıyla şirketlerin insan seçerken yaptıkarı sıralama şu şekilde, 1- okul ismi (boun, koç, itü, odtü, bilkent top 5, ytü, sabancı, tobb, hacettepe vs gibi ikincil seviye okullar, diğerleri daha geri planda, her şirketin kendince filtreleme sistemi var ve bazı okul mezunlarını asla almazlar) 2- gpa ortalama (kurumsal veya büyük şirketler savunma, telekom, banka vs hepsi önem verir, master yapmak istiyorsanız birinci kriterdir, küçük teknokent şirketlerinden de soran çok oluyor ben ve arkadaşlarıma staj için bile) 3- ingilizce (iyi okulların çoğunun ingilizce seviyesi upper dır, ingilizceniz yoksa bilgisayarcı sayılmazsınız) 4- yaptığınız projeler, staj, part time, iş deneyimi (bazı şirketler ilanlarda iyi yerde staj yapmış olma koşulu koyar, iş yaptığınız sektörde staj yapmanızı beklerler vs, 2017 den beri birçok şirket kurumsal ve normal hemen hemen hepsinde artık staj yapmak bile zordur, ya gpa 3+ olacak, ya da torpiliniz, top5 okuldaki ben ve birçok arkadaşım staj bulmada zorlandı, top5 te değilseniz part time veya normal iş tecrübesi sizi direk öne atar, iyi okuldakilerin çoğu derslerinde projeler çok ve zordur, o yüzden diğer okuldakilerin aradaki açığı iş tecrübesi ve hobby projelerle kapatması lazım) 5-referans (okuldaki hocanız veya staj, iş yerindeki mühendisin işe girerken size olumlu referans olması, şu anda yeni mezunlardan 2-3 tane referans istiyor birçok şirket 6-diğerleri, aklıma gelmeyen diğer işler, sosyal sorumluluk, klüp, sertifika, yarışma vs bunlara önem veren ik cı veya şirketler olabiliyor cv nin kenarında durması işe yarayabilir 0- torpil, çevreden veya akraba aile tanıdık ile torpiliniz var ise diğer herşeyden etkili hale gelip herkesin önüne geçebilirsiniz, batıda iş liyakat veya işi en iyi yapana verilir. Doğu toplumlarında ise iş güvenilir kişi ile yapılır, o yüzden tanıdıkları işe alırlar, şirket gizliliği ve güvenliği bazı şirketler için çok sıkıntılı olabiliyor vs, bu kozu olan çok fazla insan var piyasada, o yüzden siz bunlardan birisi değilseniz yukarıdaki beş maddenin hepsini yükseltmeye bakın. İyi okul hiçbirşey mi, veya herşey mi? Top5 ten gpa 2.0 - 2.5 arasında mezun olursanız biraz zor günler sizi bekliyor, master yapamazsınız, paranız yoksa yurt dışına gidemezsiniz, çok ağır ders ve projeler yaptınız ama okulu zor bitirdiniz ve dışarıdaki şirketler size çok önem vermeyebilir, iş bulurken ve bulduktan sonra da min 1 yıl falan zorluk çekersiniz, ilk başlarda iyi kurumsaldan başlamak zordur İyi okul mezunu Gpa 2.5-3.0 arası, savunmaya girmek zorlar, onun dışında bazı kurumsallara ilk başta giremezsiniz ama bazılarına girebilirsiniz, master içinde şartlar biraz zorlar İyi okul mezunu 3gpa+ ile master veya iş bulmak daha kolaydır ancak okuldaki zorluklardan sonra hiçbir zaman tatmin olamayabilirsin, çünkü hayat üniversitede zor projelerle uğraşırken kurduğun hayaller gibi değilmiş onu işe girince öğreniyorsun Diğer okullardan mezunlar, okulda gezip tozduysanız çok güzel, en güzel yıllarınız o yıllardı, zor okuldakiler kadar çalışmadınız ve gençliğiniz full çalışmayla geçmediyse iş hayatı ilk birkaç yıl zorlar, sonrasında kurumsal şirketlerin bazılarında hatta çoğunda devam edebilirsiniz belki (2-3 yıl sonra girenler var oran olarak bilmiyorum, bazı şirketlere çok zor) Yaş 28-30 üstü ise, srtık iş bulmak yeni mezun kadar zordur, çünkü maaş beklentisi fazla ancak şirketler siz ne kadar kaiteli olursanız olun sizden daha ucuza çalışacak birisini bulabiliyor, maaş zamları veya artışı düşük, tl nin alım gücü her seferinde düşüyor, kaygılar çocuk varsa dahada fazla Yurt dışına mastera gitsenizde, phd yapsanızda yaş ilerliyor, 30 una yaklaştığında hala öğrenci gibi takılmak zorunda olmak, avrupada 2-3-4 bin euro ya yaşamak, hangi ara evleneceksin, ev veya araba alacaksın, geri.dönecek misin, hayatın boyunca atomu mu parçalayacaksın? Tr dekiler en azından atom parçalamıyor Sonuçta top5 okuldan yeni mezun, tr de yine top şirketlerin birinde ben ve çoğu arkadaşım 3.5-4.5k ya başladık, savunmadakiler 5k üstü, ancak tavsiye verecek olursam, tünelin ucu bmbk bir yere çıkıyor. Hayatınızı doya doya yaşayın, çok zengin olmadığınız sürece para o kadar önemli değil, ben daha 22-25 yaşındayım (tam yaşım belli olmasın diye) ve umutsuzum bazı şeyler için, hayatınızı ev veya araba almaya mı harcamak istiyorsunuz, büyük şehirde zar zor yaşamaya mı? Öğrenciyken anlamanız pek mümkün değil kapitalist sistemin içine girip para kazanmaya başlayınca, insanların nasıl davrandıklarını çok daha net anlıyorsunuz, okuyun, gezin, eğlenin, anı yaşayın. Ne çok çalışın, ne de çok tembellik edin, herşeyi dozunda yaşayın. Daha çoook şey yazardım da boşver
Tatar Ramazan
Adam ÖSS ilk 3000 e girdi İTÜ mezunu doğru dürüst bir yere giremedi. ilk işini 26 yaşında buldu. O da kıytırık bir firma. Ekmek arslanın kuyruğuna indi. Siz ne bekliyorsunuz? Firmalar kollarını açtılar sizi bekliyorlar. :) :) :)
yazilimci
Java, C/C++, python ve bilgisayar müh. derslerinizin ödevleri garantili yapılır, yazilimcialper@gmail.com
Onder
Java web uygulama da eczane otomasyonu yapılacak Aslında otomasyonu c# DA yaptım. Tasarim tamam dil yazilacak. Veritabanı olarak sqlserver olacak 2 hafta içinde bitmeli Fiyat nedir konder06@hotmail.com
Tatar Ramazan
Eskiden teknoloji geriydi. Sabah soğukta kalkılırdı. Doğalgaz yoktu.İnternet yoktu. Şimdi her şey var. Gençler açısından başarısız olma hakkı yok. Kursa gidip pratik bilgi almak faydalı olabilir ama elzem değildir. Çalışkan değilsen kurs sana yarar sağlamaz. Dershaneye 600 kişi gider. Yüksek puanlı üniversite kazanan 20 kişi çıkar. Üniversite mezunları için de benzer durum söz konusu. 3000 mezun varsa 300-500 tanesi çok iyidir. Endişeye gerek yok. Bu ülke insanı çok çalışmaz zaten. İyilerin arasına girmek zor değildir. Elektronik Devreleri dersinde hoca bir soru çözmüştü ve ders biterken bu sorunun çözümü neydi diye bakanlar dersi geçer demişti. Yani işine önem verenler, umursayanlar başarılı olur. Dersten sınıfın %50 si kalıyormuş. Ben de sınıftan çıkmadan önce defterden çözümüne bakmıştım ve dersi AA ile geçtim. Matematikten kalmaktan korkardım. Türev, integralden 100 aldım. Birkaç şeye bakarak başarılı olup olmayacağınızı anlayabilirsiniz. Biraz endişe olacak. Çok rahatlar başaramaz. Ahiret için de aynı kural geçerlidir. Korku ile ümit arasında olun.
Tatar Ramazan
Bilişim kadar güzel meslek mi var. Her yerinden meslek, uzmanlık fışkırıyor. Ofis programları mı dersin, .NET, Oracle, Java mı dersin, sistem-network mü dersin, Grafikerlik mi dersin, Çizim programları mı dersin...Gıcır gıcır renkli teknolojiler..Yaptığın ürünü iç piyasaya satamazsan yurtdışına satarsın..Gençler için yığınla iş ve uzmanlık alanı. Oturun çalışın işte..Hem para hem keyif...java2s.com diye site var..Bütün teknolojilerin bütün konularıyla ilgili A dan Z ye örnek koymuş adamlar. Bizim öğrenciliğimizde yoktu...Oturun çalışın bahane üretmeyin. Yeniden görüşüciiz...
Yazilimci Alper
Java, C/C++, python ve bilgisayar müh. derslerinizin ödevleri garantili yapılır, yazilimcialper@gmail.com
Ece Maria
Yazılım Mühendisi ne iş yapar? Yazılım mühendisleri sadece bilgisayar programlarımı yoksa mobil programlarınıdamı yapar. İkisini de yapar mı?
From Tatar to Bozo
bozo, ilim öğrenmek istiyorsan bizi (yazılarımızı) takip et.
sidadilan
çok thanx ;)

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Facebook'un sanal çiftçisi ihya oldu
Bilgisayar mühendisliğinde okuyan öğrencilere tavsiyeler
Bir bilgisayar mühendisinin bilmesi gereken en temel teknolojiler
Yenibiris.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçoğlu Röportajı
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisliğini yeni kazandım, neler yapmalıyım?
Dünya ile Rekabet Edecek Zehir Gibi Bir Bilgisayar Şirketi Kurmak
İnternet kullanımında Avrupa birincisiyiz!
Kasperski'nin kaçırılan oğlu serbest bırakıldı
Linux altında MSN Messenger Kullanımı - pidgin
Bilgisayar Mühendisliğini yeni kazandım, neler yapmalıyım?
Kurumsal firmalarda iş yaşamı
Dünya ile Rekabet Edecek Zehir Gibi Bir Bilgisayar Şirketi Kurmak
Bir bilgisayar mühendisinin bilmesi gereken en temel teknolojiler
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisi Ne İş yapar? Program Nedir? Çeşitli Sorular?
Bilgisayar Mühendisliği Hakkındaki 10 Büyük Yalan!
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ GEREKSİZ BİR MESLEKTİR !!!
Çok okunan blog yazmanın 10 sırrı

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Facebook'un sanal çiftçisi ihya oldu

Zynga adlı ABD’li oyun şirketi, eylül ayı sonlarında en son yaratımının üzerindeki örtüyü kaldırdı: Facebook sayfalarında üyelere sanal restoranlar açma imkanı veren bir online oyun. Rakipler sözde ocaklara nezaret edip animasyon müşterilerin çizburger ve kalın dilimlenmiş meyve salatası siparişlerini yetiştirerek puan kazanmak üzere rekabet ediyor.

Şaka değil. Bir hafta içinde, Zynga’nın Cafe World’ünde günde dört milyon insan ızgara yapıp sebze dilimlemeye başlamıştı. Oyuna ekim sonu itibariyle 21 milyon gurme dahil oldu. Zynga için en hayati olanı ise hatırı sayılır bir miktarda oyuncunun (Zynga tam sayıyı vermiyor) sanal restoranlarını dekore edip erzak satın almak üzere reel para ödemesiydi.

Bu formül, Zynga ve şirkete merhum buldog köpeğinin adını veren mısır püskülü saçlı kurucusu, İnternet girişimcisi Mark Pincus’un işine birçok kez yaradı. Medya takip şirketi Developer Analytics’e göre Zynga, son zamanların Facebook ve Myspace gibi sosyal paylaşım sitelerindeki en popüler üç oyununu yarattı. Şehirli züppelere sanal tahıl yetiştirme ve hayvan besiciliği yapma imkanı veren çılgınlık derecesinde popüler FarmVille ve silah satın alınıp düşmanlara karşı suikast emirlerinin verilebildiği bir pazar yeri olan Mafia Wars bu oyunlardan ikisi.

Damardan oyun düşkünü değiller

“Benim bir çiftlik fantazim var, sizin yok mu?” diye soruyor kendisi de bir şehirli olan 43 yaşındaki Mark Pincus. Zynga’nın kullanıcılarının çoğunu kendisi gibi damardan oyun düşkünü olmayanların oluşturduğunu söylüyor.

Zynga’nın oyunları Facebook’ta daha önce başlatılan birçok işin aksine reel para kazandırıyor. Pincus miktarı açıklamasa da, Zynga’nın sanal mallar satarak –sanal bir çiftliği, diyelim dekore etmek üzere 5,40 dolar karşılığında bir mavi renkli ahır, 2,40 dolara bir bahçecini- bu yıl an az 100 milyon dolarlık gelir elde edip kara geçmesini bekliyor.
2007 yılında kurulan şirket taşeronlar da dahil 530 kişi çalıştırıyor.

Playfish ve Slashkey gibi rakiplere açık ara fark atan Zynga’nın sosyal oyunları en büyük aktif kullanıcı sayısına sahip. Kleiner Perkins Caufield & Byers, Unione Square Ventures ve Foundry Group gibi yatırımcılardan 39 milyon dolar toplayan şirket gelecek yıl halka açılmaya hazırlanıyor. Oysa rakipler Zynga’yı fikir hırsızlığıyla suçluyor. FarmVille’in öncesinde SlashKey’in Farm Town ve Çinli bir şirketin Happy Farm adlı oyunlarının da aralarında bulunduğu başka benzer oyunlar vardı. Cafe World de, rakip Playfish’in Restaurant City adlı popüler oyununun ardından ortaya çıktı. Playfish Yönetim Kurulu üyesi Benjamin Holmes, Cafe World’ü kendi oyunlarının “piksel-piksel kopyası” olarak niteliyor. Pincus ise çiftlikten hayvan bakımına kadar her kategoride birden çok oyun bulunduğunu ve Zynga’nın hit oyunlarının kendi araştırmaları ve taktiksel formüllerine dayandığını söylüyor.

Zynga’nın, nisan ayından bu yana federal mahkemede rakiplerine karşı 20 kadar telif ya da marka ihlali davası açması, şirketin daha küçük firmaları yok etmek üzere dava yoluyla sıkıştırdığı suçlamalarını da beraberinde getirdi. Zynga tamamıyla kendi varlıklarını korumaya çalıştığını ve esas olarak oyun-içi sanal poker parasını karaborsada satan ufak tefek şirketlerin peşine düştüğünü söylüyor.

Harvard'tan işletme lisansı

Zynga’nın yönetim kurulu üyesi ve sosyal ağ LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman, davaların çoğunun Zynga’nın bilgisayar sistemlerine kod çalınmak üzere tecavüz edilmesi gibi ciddi sorunları hedef aldığını söylüyor. Bir dava, rakip Playdom’un Zynga’nın işe aldığı yeni çalışanlara şirketin gizli bilgilerini vermeleri için baskı yaptığını ileri sürüyor. Zynga, Playdom’u yeni oyunlar yaratmak üzere kullandığı “gizli sosu” içeren hizmete özel “elkitabını” çalmakla suçladı.
Playdom bir açıklamasında davanın “Zynga’nın dava açma tutkusuna bakıldığında sürpriz olmadığını” söylüyor. Şirket, Zynga’nın “elkitabına” ve “gizli sosuna” herhangi bir ilgi duymadığını açıkladı.

Pincus, mahkeme salonları dışında yıldızının yükseldiğine tanık oluyor. Harvard’dan işletme yüksek lisansına sahip eski bir yönetim danışmanı ve risk sermayecisi olan Pincus, geçmişte riskli yatırımlardan epey para kazanmış fakat asla yüksek gelirli bir şirket yaratmamıştı. Google, Facebook ve Amazon.com’la aynı kefeye koyarak söz ettiği Zynga, onun bu hedefine karşılık geliyor.

Pincus ilk girişim başarısını 1996’da tattı. Web’den kullanıcıların hard disklerine otomatik olarak içerik yükleyen şirketi Free-loader’ı 38 milyon dolara online haber hizmeti veren Individual Inc.’e satmıştı. Daha sonra PC’lere teknoloji desteğini otomatik hale getiren yazılımlar satan Support.com’u hayata geçirdi. Şirket 2000’de halka açıldığında 60 milyon dolar topladı. Pincus ilk halka arzında Support.com’un yüzde 17’sine sahipti.

Daha sonra 2003’te insanların buluşup online sohbet edebildiği ilk sosyal ağlardan Tribe’ı kurdu. Fakat sitede YouTube ve Flickr’ın henüz ortaya çıkmadığı 2003 öncesinde kullanıcıları bağlayacak yeterince özellik yoktu. Şirket başarısız oldu.

Amaç vakit doldurmak

Halen 300 milyon aktif kullanıcısı bulunan Facebook’un gösterdiği hızlı büyüme Pincus’a büyük bir fikir esinlemişti. “Elinizde böyle bir kokteyl parti var. Herkesi -Facebook’ta- bir araya getirmişsiniz” diyor, “Fakat ortada meşgul olacakları bir şey yok.” Kullanıcıların vaktini doldurmanın bir yolu arkadaşlarla arasında oynanabilecek oyunlardı.

Pincus, 2007 başlarında Facebook’un sitesini yakınlarda oyun üreticileri gibi yazılım geliştiricilere açacağını öğrenmişti. Vakit geçirmeksizin, küçük bir ekiple birlikte daha sonra Texas Hold’Em Poker’e dönüşecek olan bir iskambil oyunu üzerinde çalışmaya başladı. Bu, online arkadaşlar arasında oynanabilecek ilk Facebook poker oyunuydu; kumarcılar ellerini oynayan arkadaşlarının resimlerini bile görebiliyordu. Oyuncular fiş almak için reel para harcıyor -75 bin dolarlık fiş 5 dolara, 5 milyon dolarlık fiş ise 50 dolara mal oluyor- fakat fişleri hiçbir şekilde nakde çeviremiyorlar.

Zynga oyunculara oyunda kalmak için bir başka yol da gösterdi: Fiş satın almak için kredi kartı kullanmak yerine pazarlamacılardan gelen bir tür satış teklifini de onaylayabiliyorlar. Bilgisayarlarına
TripAdvisor’dan bir uygulamayı yükleyebiliyor ya da Netflix’e üye olabiliyorlar. Zynga, müşterilerinden birinin herhangi bir satış teklifini kabul ettiği her seferinde miktarı açıklanmayan bir komisyon alıyor. Pincus, şirket gelirinin en büyük bölümünün sibermal satışlarından geldiğini söylese de bu tür satış teklifleri halen Zynga’nın işinin büyük dilimini oluşturuyor.

Zynga, FarmVille ve Cafe World gibi diğer oyunlarını inşa ederken Pincus’un “altın teknikler” olarak tanımladığı “hasat” konsepti gibi stratejiler kullanıyor. FarmVille oyuncularının tahıllarını olgunlaşma aşamasında periyodik olarak kontrol etmeleri, sonra da hasat için siteye geri dönmeleri gerekiyor. Bu da sanal koyunlara ya da korkuluklara olsun daha fazla harcama yapma fırsatı anlamına geliyor. Hevesli restoran sahiplerinin yiyecek dolu tabakları tezgah üzerinde bırakamadıkları Cafe World’de de bir tür hasat konsepti var. Tabakların tezgahtan alınıp bozulmadan önce müşterilere servis edilmesi gerekiyor.
Pincus, oyun geliştirme sürecine yakından müdahil oluyor ve sanal çiftçilik gibi doğru oyun kategorilerini seçmesi nedeniyle şirket yönetiminin takdirini kazanıyor. Standartlarına uymayan yeni oyunları daha başlamadan öldürerek de çalışanları öfkelendiriyor. Pincus, şirketin geliştirmek için 2 milyon dolar harcadığı Guild of Heroes adlı bir kılıç dövüşü oyununu iptal etti. “Bu yüzden birkaç kişi şirketten ayrılmıştı” diye hatırlıyor Pincus.

Niyeti rekabeti öldürmek değil

Zynga’nın hacmi ve oyun yelpazesinin genişliği yeni oyunlarını daha iyi pazarlamasını sağlayan bir klasik ağ etkisi yaratıyor. Acemi kullanıcılar Cafe World’e ilk girişlerinde Mafia Wars’un kendilerini bu çete oyununu denemeye davet eden reklamı ile karşılaşabiliyor. Şirket, karlarını da Facebook’ta reklama yatırıyor. Zynga oyuncuları kazanımlarını sık sık Facebook’taki arkadaşlarına duyuruyor; biri FarmVille’de oynamaya başladığında ya da Mafia Wars’ta yeni bir seviyeye ulaştığında arkadaşları bir bildirim alabiliyor.

Zynga’nın, oyunlarının ana platformu olarak Facebook’a olan bağımlılığında madalyonun bir de öteki yüzü var. Kendisi için sağlam bir gelir modeli bulmak için çabalayan bu sosyalleşme sitesi, dışarıdan gelen oyun şirketlerine bir harç koyup gelirlerinden komisyon talep edebilir. Bu durumda, Zynga’nın birkaç kişilik ekiplerin sadece on bin dolarlar karşılığında hit oyunlar geliştirebildiği bir iş alanındaki egemenliğini devam ettirip ettiremeyeceği gibi daha kapsamlı bir soru gündeme geliyor.

Facebook’un oyun ve uygulama şirketi RockYou’yu destekleyen Silikon Vadili girişim sermayesi firması DCM’nin ortağı David Chao, “Girişteki bariyer düşük ve nispeten hızla kopyalayabilirsiniz” diyor. Bunun da Zynga’nın kendi alanını korumak için bu kadar çok dava açmasının nedenlerinden biri olabileceğini ileri sürüyor Chao.

Pincus, niyetinin rekabeti öldürmek olmadığını söylüyor. Fakat rakipleri Zynga’nın da izini sürdüğü Facebook altınıyla dolu küpün peşini kovalarken onun kazanan oyunlar üretmeye devam etmesi gerekiyor. Bu, üzerine iddiaya girebileceğiniz bir şey.

(*) Rebecca Buckman imzalı bu haber FORBES TÜRKİYE'nin aralık sayısından alınmıştır. www.bilgisayarmuhendisleri.com

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın




Copyright© 2001-2018. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.