Kategoriler


SON YORUMLAR
Tatar Ramazan
Bilgisayar mühendisliğinden şikayet etmeyeyim diyorum ama bütün veriler beni haklı çıkarıyor. Aşağıda yazdık okuyun: Yazılım uzmanı pozisyonu için; 1-) Kariyernette 2000-3000 TL arası maaş veren 100 ilan var. 2-) 3000-6000 arası maş veren 100 ilan 3-) 6000 ve üzeri veren sadece 5 ilan var Bu mu iyi para kazandıran meslek?! Memurluğu iyi ki bırakmamışım. Bir de adamın canını çıkarıyorlar. Her çıkan teknolojiyi öğrenmeni bekliyorlar. İstanbulda kiralar 2000.den başlıyor. 6000 TL bile yüksek maaş falan değil. 2008.de mezun oldum. O zaman da aynı paralar veriliyordu. Zaman geçtikçe aday sayısı artıp rekabet kızıştıkça maaşlar düşüyor, vasatlaşıyor. 2010 yılında 5000 TL kazanan grafikerler duyuyordum. Mesleğimiz yerlerde sürünüyor. Memur olmak ta zorlaşınca uyanık iş veren size iyi para verir mi sanıyorsunuz? Nasıl olsa kaçamazsınız Devlet.e...KPSS zor artık.

yeşekkür ederiz beğendim
Dilara
Merhaba, ben bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim yabancı dilimde var ama sitelerden okuduğum yorumlardan dolayı gelecek kaygısı yaşıyorum,nasıl bir yol izlemem gerek lütfen yorumlarınızla bana yardımcı olur musunuz?
sultan b.
makaleniz gerçekten yardımcı ve aydınlatıcı fakat örnekler verirken sürekli .abi, adam. vs özneler kullanmanız beni rahatsız etti. bilgisayar mühendisi olmak isteyen bir kadın olarak açıkçası bu durum beni biraz umutsuzluğa sürüklemedi de değil.
irfan
https://www.udemy.com/linux-and-bash-shell-scripting-from-beginner-to-intermediate/learn/v4/overview
Tatar Ramazan
İlerde düzelecek inşaallahu Teala her şey. Herkes hakkını eninde sonunda alır. Son gülen iyi güler. Başlangıçta bütün mühendisler aynı alır ama kendini geliştiren ilerleyen dönemlerde farkı açar.
tatar ramazan-a
tatar ramazan ağlamayı bırak. kendi şirketini kurma vaktin gelmiş. devletten ayrıl. işveren ol artık. herkesi eleştirmeyi bırak. eleştirilmeyecek bir şirket kur.
bir zamanlar anadoluda
zamanında iyi sürünmüş, iyi aşağılanmış ve itlerin çakalların arasında yaşamış, onlarla savaşmış itliği çakallığı halen öğrenen birisi olarak tavsiyeler: 1- kendini geliştirmek tam bir saçmalıktır (Google vb. mülakatlara falan girmek gibi durumlar hariç) 2- herşey çevrenle başlar çevrenle biter, iş bulma da karı da kız da çevrene bakar. başta suratıma bile bakmayan kızlar, popülerlğimi (milletçe akıllı, çalışkan, başarılı, zengin, cool diye nitelenmek gibi) görünce köpeğim oldu selam dahi vermiyorum yine rahat vermiyorlar. 3- nasıl populer oldum? çalışarak mı? en az çalışanlardandım. 4- algıyı yöneteceksiniz. kendinizi satmayı bileceksiniz. reklamınızı yapacaksınız. kendini satamazsanız ne kız gelir ne iş verirler. 5- o beğenmediğin 3 birimlik erkek veya işe giren eleman, potansiyeli 1 ise 3 gösterir sen 10 ken bişr gösteremezsen, ne karı gelir ne birşey. yarın karın da sygı duymaz gözünün önünde başkasıyla sikişir.
Tatar Ramazan
Site sahibine 2008 de mail atmıştım danışmıştım. O günden beri siteyi takip ederim. Ateşli yazıları kendimi geliştirmemde etkili olmuştur. İstanbul üniversitesi iyi eğitim veriyor diye yorum yazan da bendim. Çok uyanığımdır. Zekam keskindir. Keşke üniversitem de biraz yol gösterseydi. Dersler, kitaplar belli sen niye hocalardan rehberlik bekledin diyecek olursanız: Tamam da bir sürü programlama dili var. Hangisinden başlayacağım, ne bileyim? C dilini öğrenin sonra C# veya java dan devam edersiniz diyebilirlerdi. Bunu bile yapamadılar. Bölüm başkanı da değişmişti. İyi şeyler yapayım derken daha kötü batırdı. Nesne tabanlı programlama dersinde for döngüsü gördük C sharpta. En azından takip programı yaptırdı bize işte. ADO.NET, SQL Server öğrendik. Ama sınıf nesne tabanlı programlamayı bir türlü sökemedi. Çünkü C dilinde struct konusunu öğrenmeyince sınıfları da özümsemek zor oldu. Debelendik durduk. İTÜ, Yıldız Teknik, İstanbul gibi üniversitelerin farkı burda. Bu kadar basit! C, C++ dilini iyi veriyor adamlar. Yahu C dilinin konularını tahtaya yazsaydı araştırma görevlisi bana yeterdi bile. Mıy mıy mıy yapıp durdular 4 sene boyunca. Ben ilk yarıyıl tatilinde (5 haftaydı) evde İntegraldan 200 soru çözüp vize finalden 100-100 almış adamım. Görün işte ben bile geri kalıyorsam programcılıkta öğretimde sorun var demek ki. Site sahibine kalsa üniversite önemli değil. Tabi kendisi İstanbul üniversitesinde iyi eğitim aldı. Kötü öğretimi, ilgisizliği tatmadı.
Tatar Ramazan
Eve şanssızdım her açıdan bundan sonra mutlu olur muyum bilmiyorum. Biz imanlıyız umudumuzu kesmeyiz. Yazdıklarımda doğruluk payı da var ama. Meslek ve sektörde bir sürü sıkıntı var. Sektör yöneticileri ve Üniv. hocaları niye bir araya gelip sorunları çözemiyor. Bilişim sektörü daha verimli büyük olabilirdi. Yazılım çağı diyorsak bu işe bir el atmalıyız. Mesleğimden şikayet ederim ama aynı zamanda ateşli gayretli adamımdır. Üniversitede gene hasta takip programı, satranç oyunu, E-Ticaret sitesi ve irili ufaklı 30 tane program yapmıştım. Çok boş mezun olmadım. Sınıfın ineklerindendim. Marmara bölgesinde 92 den sonra kurulan bir üniversitede okudum. Hocalar ilgisiz ve bilgisizdi. Sınıfın % 70 i C dilini öğrenemeden mezun oldu. Şunu şöyle yapın demekten aciz adamları hoca diye başımıza niye koyuyorlar? Sistemde de saçmalık var. Derslerin çoğu işe yaramıyor. Lise 1 den itibaren programlama çalışsaydım şimdi çok farklı olurdu. Boş yere zaman kaybı okumak. İnsanlara da zulmetmeyin gayrı. Bilim adamı olmak isteyen üniversitede kalsın. Bana Java, .NET, Oracle lazım kardeşim. Okumayanların eşi, arabası var. Ben sürünüp duruyorum. Memur maaşıyla bi şey yapamıyorsun ki. 2 ay önce 5000 tl oldu işte. Harita mühendisine de veriyorlar o kadar zaten. Benim sadece SQL bilgim onları ezmeye yeter.
HARUN AYDIN
YAZI BENİ DE ETKİLEDİ.BENDE BİLGİSAYAR ALANINDA İLERLEMEK İSTİYORUM.İLGİM DE VAR AMA YETERLİ BİLGİM YOK.BU YAZIDA ANLADIM Kİ GEREK DE YOKMUŞ İYİ BİR OKULDAYIM İYİ BİR ÜNİVERSİTE DE KAZANMAK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPICAM. BU YAZI İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM..
Mehmet Cemil Bayhan
Çok harika bir makale yazmışsınız.Ellerinize sağlık. Beni bayağı gaza getirdi gerçekten. Ben şuan lise 3 öğrencisiyim. Şimdiden bilgisayar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum ama sizin bu yazınızı okuduktan sonra fikrim değişti. Artık şuan düşüneceğim tek şey YGS-LYS. SİZE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR. ÇOOOOOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.........😆😉😊
Mehmet Cemil Bayhan
Çok harika bir makale yazmışsın ızgara.Ellerinize sağlık. Beni bayağı gaza getirdi gerçekten. Ben şuan lise 3 öğrencisiyim. Şimdiden bilgisayar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum ama sizin bu yazınızı okuduktan sonra fikrim değişti. Artık şuan düşüneceğim tek şey YGS-LYS. SİZE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR. ÇOOOOOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.........😆😉😊
eskidevir-yenidevir
sizin şanssızlığınız olmuş. işler yolunda gitmemiş diye anlıyorum.

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Askerlik ve Bilgisayar Mühendisliği
Askerlik ve Bilgisayar Mühendisliği
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
ASP .NET - The TextBox Control
ViewState’in Sunucuda Saklanması
Bilgisayar mühendisliği öldü?
Bilgisayar mühendisliği öldü?
Bir bakışta VB.net ve C# karşılaştırması
Installing ASP.NET
Bilgisayar Mühendisliği Hakkındaki 10 Büyük Yalan!
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!
ViewState Compression
ASP.NET - Database Connection
ASP.NET Web Forms
ASP.NET ile GIS Uygulamaları
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Web Servislerinde Parametre Girisinin Gosterilmesi
Differences between ASP and ASP.NET
DataGrid ve GridView Kontrollerinde Görünmez Kolonlar

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Askerlik ve Bilgisayar Mühendisliği

Uzun zamandır siteye yazı ekleyemiyordum. Askerden döneli kısa bir zaman oluyor. Askere oldukça geç gittim. Aslında kısa dönem askerliğe başladığım ilk ay bu yazıyı yazacaktım. Sonra acele etmemeyi seçtim, belki fikirlerim sonradan olgunlaşır askerliği daha farklı değerlendirebilirim diye düşündüm... Stockholm Sendromu yaşar mıyım, askerdeki komutanlara sevgi duyabilir miyim diye bekledim. Ancak bu günlerde ülkemizde sıkça konuşulan Tektip Askerlik konuşuldukça bu konuyu yazma ihtiyacı hissettim....

Bilgisayar mühendisleri askerde göreceli olarak çok rahat ediyorlar. Ben kısa dönem asker olarak internet kafe sorumlusu oldum ve kışla içinde erler için yapılmış internet kafe'de para toplama ve sıra takibi gibi işler yapıyordum. Tüm gün internetteydim sivilde olmadığı kadar yabancı dizileri internetten izledim. Tabi bunlar yanında komutanların bilgisayarlarını tamir, format, virüs temizleme gibi işler yaptım. Hemen hemen tüm komutanların bilgisayarlarını tamir ettim, bir çoğunun evine bile gidip tamir yaptım. Askerde yazılımdan ne kadar anladığınızın önemi yok, eğer windows kurmaktan format atmaktan ve buna benzer teknik işlerden anlıyorsanız el üstünde tutuluyorsunuz. Askerliğini yapanların bildiği gibi komutan ile alt üst olaylarını rahatlıkla aşabiliyorsunuz. Ben zaten sivil hayatta da oldukça yardımsever biri olduğumdan insnaların bilgisayarlarını tamir etmekten gocunmadım ve severek yaptım. Gerçi benim yaşlı olmam ya da kişisel özelliğim de komuta zincirini kırmamda etkili olmuştur ama bir çok yaşlı insana bile nasıl kötü davranıldığını görseydiniz durumun önemini anlardınız. Özellikle kişisel işlerini yaptıran hiç bir komutana komutan diye hitap etmedim... Bazıları bu duruma kızdı ama birşey de yapamadılar... 

Muhtemelen siz de bilgisayar bilginize göre el üstünde tutulacaksınız. Yardımcı olmaktan çekinmeyin, en azından askerliğiniz boş geçmemiş olur...

Gelelim askerlik günlerimize...
Kısa dönemler olarak 3 haftada acemilik eğitimini tamamladık. ama 3 hafta diyorsam 3 yıl gibi geliyor bilin... (Birde 3 ay acemilik yapanları düşünün.) Askerde temel kural boş boş beklemek ve kimse size niye beklediğinizi asla söylemiyor. Birkaç komutan (Astsubay, Uzaman) mutlaka kısa dönemlere gıcık ve çok kıskanıyorlar, her fırsatta kısa dönemlere zulmetmek için fırsat kolluyorlar... Bu açıdan her zaman hakkınızı armaktan korkmayın. Cezalandırılacaksınız diye de korkmayın, efendi efendi üst kademelere bu zalim komutanları şikayet ederseniz süt dökmüş kediye dönüyorlar... 

Askere gittiğim ilk gün biz kısa dönemlere yepyeni temiz çarşaf verdiler. Ama yastıkları görseniz mideniz kalkar... Yastıklar simsiyah, sarı bile değil yani... Ben çarşıdan kendi yastığımı aldım, birkaç kısa dönem de çarşıdan satın aldı ya da araya komutan sokup temiz yastık aldılar... Uzun dönemlere yeni çarşaf zaten vermiyorlar... Anneler çocuklarının yattıkları yerleri görseler ya da yemek yedikleri yerleri görseler çocuklarını askere göndermezler.. Biz askerliğimize başladığımız ilk günden itibaren her kademeye şikayetlerimizi ilettik. Sorunlar çözülmese bile bazıları hafifledi. Askerde şikayet etmekten çekinmeyin, üst kademe görünce hemen yemeği tabağı, yastığı şikayet edin, yoksa sizi tertemiz bir yerde yatıyor süper temiz tabaklarda süper yemekler yiyor sanıyorlar... Ankaradaki komutlar darbe planlamakla uğraşacaklarına keşke tek bir askeri bile daha rahat ettirmek için neler yapabiliriz diye çalışsa...

Durum o kadar vahim ki ankaradan büyük bir komutan gelince depolardan temiz yastık kılıfları, çarşafalar çatal tabaklar tuzluklar çıkarılıyor... komutan gidene kadar kalıyor sonra komutan ayrılır ayrılmaz temiz çarşafları tekrar depolara kaldırıyorlar...

Tuvaletlerde sabun yok arkadaşlar, eğitim yapılan yerlerde bile sabun yok. Yani yatakhanelerde olmamasını bir şekilde tolere edebiliriz, kendimiz sabun satın alabiliriz ama eğitim yapılan yerlerde sabun yok ve askerler tuvalete giriyor ama sabun yok!!!! Hadi biz kısa dönemler yanımızda sabun taşıyabiliyoruz ama uzun dönemler yanlarında birşey taşasalar başlarına bela oluyor... Üstelik bir çok askerin maddi durumu sabun almaya elverişli değil...  ASKERİYEDE SABUN YOK SABUN. Paraları golf sahalarına harcayanlar utansın...

Böyle ikiyüzlü birşey olamaz olmamalı ama askeriye burası oluyor işte... Asker kullansın diye alınan temiz çarşaflar askerden saklanıyor... Kimin malını kimden saklıyorsunuz...

Askerlik kısa dönemler için daha kolay ama beni en çok iğrendiren de kısa dönemlere iyi davranmaları, uzun dönem okumamış cocuklara hayvan muamelesi yapmaları oldu... Bana kötü davranılmadı, bana selam vermedin diye bile laf etmediler ama her konuda uzun dönem 18-20 yaşlarında evlerinden köylerinden ilk kez çıkan insanlara hiç bir musahama gösterilmemesi, sürekli ezmeleri midemi bulandırdı... Bu çocuklara, ana kuzularına yapılanlar emir komuta zinciri ile açıklanamaz. Askerde dayak yasak diyorlar ama dayak var ama öyle tokat yok... Genellikle omza sert vuruşlar, şiddetli iteklemelerle askerleri düşürmeler çok oluyor. Askerdeki hiçbir komutan hiçbir uzun dönem askeri umursamıyor. Üstelik bu askerler doğuya gidecek olanlar... Yani içlerinden her yıl mutlaka %1 ya da %2'sinin mutlaka ölmesi... Yani çok kötü davrandıkları bu çocukların bazılarının son günleri ve bunlara davranışları inanılır gibi değil... 

Askerlikte beni en çok etkileyen şeylerden biri de askerlik yapanların fakirlikleri oldu. Askere giden çocuklara niye para toplandığını daha iyi anladım. Ama öyle fakir kişiler varki para toplayacak kimseleri de yok askere gelirken. Size tavsiyem askere giden bir tanıdığınız varsa mutlaka para gönderin. aylik 50 TL bile olsa para gönderin. 50 TL çok büyük para askerde... Devlet askere gidenlere aylık 17 TL maaş veriyor... Kısa dönem gidenler bile maddi sıkıntıdayken 15 ay askerlik yapan garibanları siz düşünün. Askerde aylik 17 TL ile geçinen çok insan gördüm. 17 TL ile ne alabileceğinizi siz düşünün. Askere giden herkese en azından yarım asgari ücret verilmeli. insanları hırsızlığa teşvik etmeyin... Aç bırakmayın askerleri, sigarasız bırakmayın... Çoğu asker terhis olunca eve gidecek yol parasını bile bulamıyor... Malesef eğer maddi gücünüz iyi ise askerde çok rahat edebilirsiniz, bir sigara ikram edin her kapıyı açıyor... Çok şükür maddi durumum iyi olduğu için asker yemeklerinden hemen hemen hiç yememeye çalıştım. Yemeklerin durumuna ayrıntılı girmek bile istemiyorum midem kalkıyor. Ama yemekten fare bile çıkabileceğini unutmayın....

Askeriyenin neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bilgisayar yani exceli süper bildiğimiz varsayıldığından, allahtan excel'i de çok iyi biliyorum ve 10 parmak yazaibiliyorum, 1 hafta boyunca bir albayın yazıcılığını bile yaptım... Albay yolsuzluk araştırması için gelmişti orada duyduklarım yazdıklarıma hiç girmiyorum bile... Maddi yolsuzluklardan ziyada askere insan muamelesi yapılmaması midemi bulandırdı. Yoksa dağa çıkarken askere verilen ton balığını çalan komutanların durumunu ya da askeriyenin sabunlarını çalan komutanları hiç söylemiyorum bile... Bu tür adi hırsızlıklar her yerde olur diyerek kendimi avutma yoluna gidiyorum... Zaten uzun dönemler içinde bile bir hırsızla ya da katille aynı kğuşta yatacağınızı unutmayın, hırsızlık yaptığı ortaya çıksa bile hırsıza birşey olmuyor aynı yerde yatmaya devam ediyorsunuz... Pes diyorum başka birşey demiyorum....

İnsanları askerlikten soğutan, askerde aldıkları eğitimler, koşma atlama dersleri değil... Eğitimsiz yetersiz komutanların davranışları, askere değer vermemeleri, umursamamaları, çıkarcılıkları, üç kuruş için taklalar atmaları insanları askerlerden soğutuyor... Askerleri köle gibi hizmetçi gibi kullanmaları insanların zoruna gidiyor... Hem her işi askere yaptırıyorlar hem maaşı kendileri alıyorlar... Çayı asker yapıyor ayaklarına getiriyor, bilgisayara asker giriyor, her tür haberleşmeyi asker yapıyor, askeri asker kaldırıyor, eğitimi bile asker veriyor... bağırıp çağırma işini, hor görme işini komutanlar yapıyor... Zaten tek iyi yaptıkları şey de bu... Olmamalı, böyle olmamalı komutanlar daha kaliteli olmalı, aklı başında komutan yok mu? ankaradan görmüyorlar mı bunları???

Ben askere gitmeden önce askeriyeyi sever, en güvenilir kurum olarak görürdüm. Ama askerlik sonrası görüşlerim tamamen değişti... Bunca yıl gözlerim nasıl kör bir şekilde bakmış halen şaşıyorum... ama askeriyenin durumunu askere giden kimsenin anlatmaması ya da yazmaması da bu durumda etkili diye düşünüyorum. insanlar askerlikleri hakkında hiç kötü şeyleri anlatmıyorlar, sanki tatile gitmiş gibi davranıyorlar.. Bırakın arkadaşlarınızı, abilerimiz kuzenlerimiz bile askeriyede olanları tam anlatmıyorlar... Askeriyenin atmosferini mide bulandırıcı 2 yüzlü yapısını kimse görmek istemiyor... Ama ben göreceğimi gördüm kınalı kuzulara nasıl kötü davranıldığını gördüm... Askeriyenin bir ıslahat ihtyacı olduğunu gördüm. Askeriyede mantık değişmeli, her bir bireye değer verme zamanı geldi. Asker köyden bile gelmiş olsa, ilk defa normal yatakta yatıyor bile olsa o yatağı temiz yapmak zorundayız. Yatakhaneleri küçültmek zorundayız. Öğrenci yurdu gibi olmalı odalar, temiz olmalı konforlu olmalı... Eğitimler karma verilmemeli, bunu hiç bir askeri yetkili görmüyor mu???

Birlikte askerlik yaptığım kısa dönemlerin çoğu arkalarına bile bakmadan haklarını sorumlu herkese haram ederek kaçarcasına çıktılar teskere günü...

Bilg. Mühendislerinin durumunu anlatacaktım yazımda ama yazı buralara kadar geldi işte... Oldukça parçalı şekilde anlatmaya çalıştım, ama yapıcı olmak amacıyla yazdım... Belki birileri okur da utanır...

Askerlik konusunda kimle konuşsam benzer şeyler söylüyor, sadece bilgisayar mühendisi arkadaşlarım değil diğer bölümleri bitirenler de aynı şeyleri yaşamışlar ve ordumuzun aynı şekilde döküldüğünü gördüm. Aşağıda benimle benzer görüşleri paylaşan bir arkadaşın yazdıkları. yıldız içine koyduklarım onun görüşleri...

*************************************************************
2006 yılında 25 yaşındayken askere gittim.Üniversite mezunuydum, Mastır yapıyordum,evliydim, kamu sektöründe iki yıllık iş tecrübem vardı.Aile dostlarımız olan bazı askerlerin de etkisi ile bu meslek erbabına saygım da vardı.Kısa dönem yani yaklaşık 6 ay askerlik yaptım. Tezkeremi aldığım gün hiç bir komutanımla vedalaşmadan kışlayı kaçar gibi terkettim. Çünkü vedalaşırsam bana hakkını helal et diyecekler ben de helal olsun demek zorunda kalacaktım. Son iki ayımı cebimde bir yazıyı taşıyarak ve arada bir çıkartıp okuyarak geçirdim. Bir şiir gibi, romantik bir mektup gibi okuyup duruyordum bu kağıdı. Kağıttaki yazıda Yeniçeri Ocağının İlgası anlatılıyordu. Bütün ayrıntılarıyla. Kendi milletini canından bezdiren silahlı teşkilatın yine o millet tarafından nasıl ortadan kaldırıldığını okudukça acaba bir gün yine olur mu diye hayaller kurmaktan da kendimi alamıyordum. 6 aylık sürenin sonunda hiç bir komutanıma saygı duyamadan, sevemeden, bir ağabey gibi bir baba gibi göremeden kışlayı terk ettim. Sadece ben değil benimle birlikte gelen her asker yaşadı bu hissi. Terhisten sonra başka yerlerde başka şehirlerde askerliğini yapmış olanlarla konuştuk uzun uzun. Baktık ki aynı şeyleri hissetmişiz. Benim kanaatim şu ki bugün bu kurumu sorgularken meseleye yanlış yerden yaklaşıyoruz. Askerin posta olması, kuaför olması falan, üzerinde durulacak şeyler değildir. Bunlar normal şeylerdir.500-600 bin adamın hepsinin sabahtan akşama kadar robot gibi eğitim alacak hali yok elbette. Esas mesele başka. Mesele subay ve astsubay sınıfını oluşturan insanların yetişme geleneğinin sıkıntılı olmasından kaynaklanıyor. Şöyle söyleyeyim: Ben bugün 31 yaşındayım ve yıllardaır eğitim, iş, aile hayatı derken birçok sahada birçok insanla karşılaştım. Sevmediğim, husumet duyduğum bir çok insan oldu hayatımda her kes gibi. Ama sevdiğim insanlar da çok oldu. Fakat ne yazık ki bu ülkenin bir evladı olarak kendi ordumda yaptığım hizmetten sonra bir tek subayı bir tek astsubayı insan gibi sevmeyi başaramadım. Ve benim gibi milyonlarca genç bu hissi her yıl her dönem yaşamaya devam ediyor. Bu yüzden asker profesyonel mi olsun zorunlu mu olsun tartışmasından önce neden insani ve ahlaki yönleriyle bizlere örnek olabilecek ve kendilerini severek bağrımıza basabileceğimiz bir asker sınıfının yetiştirilemediğini sorgulamamız gerekiyor. Askerlikten sonra hep dua ettim. Allah bize bir savaş vermesin de şu insanlarla yeniden karşılaşmak zorunda kalmayalım diye. Askerde hep anlatırlardı bize Güneydoğudaki subayların daha babacan, daha insaflı insanlar olduğunu. Sebebi de malum. Çatışma çıktığında askerler kendi komutanlarını vurmasınlar diye. Atış talimi yaparken sıraya dizdiğimiz askerlerle nerelisin ne iş yapıyorsun diye konuşutuğum sırada 24 yaşındaki teğmenin gelip "ne yapıyorsun sen, bunlarla konuşma, ez onları ez!!" diye bana sert bir fırça attığını da unutamıyorum. Disiplinle gayrı insaniliği birbirine karıştıran zihnin en güzel örneği idi bu.24 yaşındaki böyle idi. 44 yaşındaki ise ondan daha beter.Onun yüzüne bile bakamazdın. Bakamadığın için de nefret ederdin. Bunlar duygusal şeyler gibi gelebilir size. Ama unutmayın ki bir düşmanla göğüs göğüse geldiğinizde aklınızı değil duygularınızı kullanırsınız. Bu yüzden bugün ordumuz hazır yeni bir komutan da işin başına geçmişken eğitim sistemini, Kara Harp okullarının eğitim düzenini ve subay-astsubay sınıfının ahlaki ve insani yönlerini öldürmeyecek bir yetişme düzeninin kurulması gerekiyor. Din ile probleminiz varsa ve eskisi gibi Bektaşi falan da olamayacaksanız bari kendinize bir din yada ahlak öğretisi icad edin de ona hürmeten bu millete eziyet etmekten vaz geçin. Yoksa yarın bir savaş çıktığında düşmandan önce kendi milletinizin hedefi olursunuz. Unutmayalım ki tarih tekerrürden ibarettir. Bir halk ordusunu sevmezse nelerin olabileceğini Vaka*i Hayriye olayı bizelere göstermiştir. Yeniden görmemek dileğiyle...
*************************************************************

Kimse duymuyor mu, görmüyor mu yapılanları? Niye önlem alınmıyor, bu yazıklarımızı bir tarafımızdan uydurmuyoruz... Gördüklerimi yazdım. Bir gün inanıyorum ki bizim askerlerimiz de rahat edecek, ama ne zaman? Tek tip çözüm değil, askerlik uzun dönemlere bile kaldırılmalı ve tamamen uzmanlardan kurulu olmalı... Şu anda askere psikolojisi sağlam girenler, psikolojik sorunlu olarak çıkıyor malesef...

işte böyle... askere gidecekseniz erteleyebildiğiniz kadar erteleyin. Askere çeki düzen verilecek günler AB zoruyla da olsa yakın...  


*************************************************************
tek tip ile ilgili bir yorumu da makale içine almak istedim. Güzel bir öneri komutanlar da er olarak askerlik yaparlarsa en azında askeri/mehmetçiği sevmeyi öğrenebilirler belki...

harb okulu mezunlarida 15 ay rutbesiz er olarak vatani gorev yapsin

maas almadan ayni kosullarda harb okulu mezunlarida 15 ay rutbesiz er olarak ......vatani gorevlerini tamamlasinlar ondan sonra rutbe alsinlar........o zaman esitlik saglanmis olur.....vede mimarida muhendiside seve seve 15 ay askerlik yapar


**************************************************************

Sizlerin de görüşlerinizi bekliyorum... Özellikle askerlik yapanlardan...

Alıntılar için: www.bilgisayarmuhendisleri.com 

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

imdat(09.09.2010 21:41:44)
bazıları medyum kesilmiş benim nasıl bir insan oldugumu ögrenmiş heralde nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyosun anlamıyorum sana şu kadarını söyliyim benim hakkımda bu fikirlerinasıl kuruyorsan diğer kişiler hakkındada bu şekilde fikir sahibi olma çünkü yazdıklarının %100 yanlış.hem herkes benim gibi alttan almaz adamı sonucu kötü olur....mühendis olmaya gelince benden iyi mühendis olur en azından karşımdaki insanları tanımadan yargılamayan bir mühendis olurum.tanklara selam durmaya gelince ben her zman askere slm dururum ve her zmanda durucam bu bazı insanların zoruna gidiyosa düşüncelerini içinde tutsun.
%0 %0 %100
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



smith(09.09.2010 16:12:33)
yazının sonundaki harp okulları mezunlarıdayla başlayan kısmı yeni gördüm... neye göre bu kadar rahat konuşuosunuz arkadaş ya, o mezunların mezun olana kadar nelerle karşılaştığını neler yaşadığı ne gördüğü görmediği hakkında ufacık bi bilgin varmı arkadaşım? Komutanlar şöle böle, harp okulu mezunları zaten hep o.ç.... çıkıorm siteden ya ne kadar sığ bi yazı ve sığ yorumlar, buraya yazı ve yorum yapanlar lise terkmi arkadaş?
%0 %0 %100
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



smith(09.09.2010 16:08:13)
askerler oraya vatan hizmeti yapmaya geliolarmış..birey olarak hep böyleyiz zaten, vatan millet kurtarmaya gideriz askere..ama toplandıkmı kışlada topluyken,yardır binbeşyüz, en kaliteli adam bile özüne dönüo görüyoruz, vatan hizmeti yapmaya geliomuşş..bak sen ben hiç görmedim öle asker, ya var ya kuracam kendimi şimdi size... yürüyün gidin yaw..bilip bilmeden
%25 %0 %75
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



smith(09.09.2010 16:05:01)
Komutanlarına laf atan, onların davranışlarını yorumlayan, hor gören, eleştiren arkadaş: Sen o komutanının gözünden bakabilir misin hayata? Ne kadar cahilce fanusun dışından, aa bu böyle olmamalı gibi yukardan bakılmış, yazılmış bir yazı ve yorumlar böyle yahu!
%33 %0 %67
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



gkhn(09.09.2010 14:52:31)
Oncelikle sunu belirtmek istiyorum ki yazinizi bastan asagi okudum ve kesinlikler hak verdim.. bu arada bir diger nokta ki bunu soylemeden gecmek istiyorum, o yorumlarin icinde cahil cuhela olan arkadas var ya, hakikaten adi gibi cahilmis yani, arkadasim once ne olup bittigine bi bak ondan sonra boyle yorumlar yaz, kimsenin kisiligini karakterini insanligini bilmeden ahkam kesme...
%80 %0 %20
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



Özcan(08.09.2010 00:59:05)
Herşey dışardan bakıldığı gibi olmasa gerek artı askerde disiplin olmassa vay o vatanın milletin haline:)
%17 %17 %67
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



xxx(07.09.2010 12:30:16)
cahil cühela yazan arkadaş, dayakla mühendisliğin ne alakası var??????
%60 %0 %40
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



@imdat(07.09.2010 11:46:18)
dayağın azı çoğu olmaz, kimi insan bir tokatla yere düşer kimini kırbaçlasan birşey olmaz. bu şekilde düşünmeniz çok yanlış. bayan olduğunuzu söylemişssiniz yarın evlendiğinizde kocanız size ayar olsun diye tokat atmaya başlarşa eminim itiraz etmezsiniz. önce ufak bir tokat, sonra yumruk sonra hastanelik... bu işler böyle başlar şiddete tolerans olmaz. bu arada askerde işten çıkmak olmaması daha kötü, dayak yiyorsunuz ve ayrılamıyorsunuz bile... kimsenin kimseyi ezmeye hakkı yok ne özel sektörde ne devlette ne askerde... ufak bir tokat bile olmamalı hatta bağırış çağırış bile olmamalı, bağırmadan iş yapılamıyor mu?
%82 %0 %18
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



cahil cühela(07.09.2010 11:39:31)
17 yaşındaki çocuğun lafına bakıyorsunuz, üstelikte bayan, geçin bunları ya ağzı olan konuşuyor ne askerlik yapmış ne dünyadan haberi var ana baba ekmeği yiyip yatmış bol keseden sallıyor.

Sen dayağı bırak ağzına bir tokat patlatsalar suratın dağılır. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır. Kimse kimseye hiçbir hakla vuramaz askerler oraya vatan hizmeti yapmaya gidiyor, kendini bilmezlerin dayak atıp ezikliklerini giderme aracı olmaya değil.

Utanmaz şey defol git. Yarın senin gibiler tanklara selamda durur. Senden mühendis falan olmaz.
%81 %6 %13
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



imdat(07.09.2010 01:33:52)
allahım yarabbim hiç yazdıgımın tamamını okumuyomusunuz ?bende zaten bu koşulların komutanların ssuçu diyorum ama dövmede elbet olacak buna en basıt örnegini veriyim bir anne vaya baba çocugunu büyütürken mutlaka dövmüştür döveöeyen de vardır ama mutlaka bir tokat dahi olsa vurmuştur öyle değilmi ?benim dövmeden kastımda bu .yoksa ben demiyorumki komutanlar askerin agzını burmunu kırsın yerlerde süründürsün bu zaten insanlık dışı birsey ben yorumumda bunu doğru karşılamadıgımıda yazmıştım ama okudugunu anlayamayan insanlar hemen yazdırdıklarımı saptırmayı başarmışlar.bir arkadaşta benim mantıgıma göre özel sektörde de dayak olsun demiş ama biraz kendisi mantıgını yorarsa yazdıgının biraz saçma oldugunu anlayabilir özel sektörde patronla sorun yaşayan bir eleman işten çıkarılabilir ama askeriyede kışladan atmak gibi bir şey olamaz.ayrıca yüzlarce askerin bir komutana saygı duyabileceğinide hiç düşünmüyorum .birisi 12 eylülün çocukları falan filan yazmış açıkçası ergenekona senin kadar ilği duymuyorum işim gücüm yok birde açık iddanemeyi okuycam.haaa sen merak etme bizim gibi cahil cühelalarla bu memleket ilerler sen rahat ol.
%44 %11 %44
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum





Yazılan yorumlar tek sayfaya sığmadı. Daha fazlasını okumak için aşağıda sayfa numarasına tıklayın:
1   > 2   > 3   > 4   > 5   > 6 

Copyright© 2001-2017. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.