Kategoriler


SON YORUMLAR
bok püsür
anal sex yapmayın da ne yaparsanız yapın
Book
Bloğuma göz atabilirsiniz cemreozeer.blogspot.com.tr
Kaan Aktaş
Çooooook teşekkürler çok iyi bi makale çok iyi yazmışsınız elinize sağlık ortaokul 1 öğrencisiyim ilerde bilgisayar mühendisi olmak istediğimden annem araştır bi bak dedi bende araştırırken size girip bakmaya karar verdim çok güzel çok teşekkür ediyorum başka meslekleride yazın, bence mesela polisi falanda sizler uğraşıp çok iyi yaptınız bilgisayar mühendisi yetmez bu sayfada açıklamaya ama çok iyi bir sayfa
Taha
Hocam elinize , kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.
Tatar Ramazan
Anlo-Saksonlar (İngiliz, Amerika), Almanlar, Fransızlar, Ruslar, Yahudiler dünyanın en başarılı milletleri. Genleri dolayısıyla öyle. Osmanlının zirve döneminde bile sanat ve bilimde bizden ileriydiler. Rönesans 1450den sonra başladı. Bizim zirve dönemi 1600lü yıllardı. Osmanlı bile daha zeki diye Avrupadan adam getirdi. Türkiyede bile başarılı, düzgün, elit insanların önemli bir bölümü muhacırdır. Geçmişte Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Bosna gibi yerleri feth edebildik. Bu ülkelerden şimdi de ileriyiz zaten. Fransa, Cermenler, İngilizler, Ruslar oralara üstünlük kuramadık. Bugün de yine o milletler bizden maddi anlamda ileri. Yani değişen bir şey yok. Japonlara, Çinlilere ve Hindulara gelince.. Teknoloji, bilim, buluş gibi alanlarda yukarıda saydığım kavimler yapıyor çoğu şeyi. Japonlar buluş yapmıyor. Var olanı küçültüyor. Tasarım yapıyor. Sony markasının reklamı bile vardı 12 sene önce. En küçük fotoğraf makinesini, kamerayı, bilmem ne cihazını biz yaptık falan filan. Amerikanın eşek gibi çalıştırdığı köleler. Ehli kitap (Hristiyanlar, yahudiler) ve müslümanlar her zaman putperest kavimlerden üstündür. Bunu unutmayın. Maddi ilerlemenin dinle, dinsizlikle alakası yok. Çalışan kazanır.
Hüseyin
Kafamdaki çoğu soruya cevap buldum teşekkürler...
Samet
Makaleyi harika buldum .Çok işime yaradı. Teşekkürler.
Tatar Ramazan
Saatte 1500 satır kod yazmayan kendini camdan aşağı atsın. Almanya 1. ve 2. dünya savaşı öncesi 10-20 senede süper güç olmuştu. Sıkı ve disiplinli çalıştılar çünkü. Biz 90 senede bir savaş uçağı yapamadık. Atatürkçüler suçu islama, Osmanlıya attılar. Kemalist Türkiye niye bi halt olamadı o zaman? Kendin çalışma, okuma, bir şey becereme ondan sonra dinde kabahat ara. Sümme haşa!
Gamze
C#, C++, ASP.NET-MVC, HTML-CSS, Matlab, Arduino ödevleri, web sitesi yapılır. Bilgi için; gamze.zirh@gmail.com
Seda
web sitesi, masa üstü uygulamaları, muhasebe, restaurant, otel, barkot sistemleri yazılımı yapılır. adres:s.sedaerden@gmail.com
Hafize
Yazılım ödevleri ve web sitesi yapılır.Bilgi için hafizearduc@hotmail.com
Tatar Ramazan
Temam geldi
Dilara
Doğru yazdığıma eminim
Tatar Ramazan
Kopyala elle yazma yanlış yazdın. Gelmedi

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Dünya Genelinde İnsanları Üç gruba Ayırıyorlar
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Windows Workflow Foundation State Machine
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
DOKTOR GİBİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ OLMAK
Askerlik ve Bilgisayar Mühendisliği
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ GEREKSİZ BİR MESLEKTİR !!!
Yazılım Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği arasındaki farklar
Oracle - Indexler Hakkında detaylı bilgi
Yazılım Ekibi Büyüklüğü

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Dünya Genelinde İnsanları Üç gruba Ayırıyorlar

Bize Öğretilenlerin Ne Kadarı Doğru?

Geçenlerde dört yaşındaki oğlum Kerem ile oynarken kendisine "kedilerin karanlıkta daha iyi gördüklerini" söyledim. Oğlum da bana "Nereden biliyorsun?" dedi.

Donakaldım! Nereden bilebilecektim ki! Ben hiç kedi gözü ile dünya'ya bakmamıştım ve bakan birisine de rastlamamıştım. Sadece bana öyle öğretilmişti ve bende daha önce birçok şeyde olduğu gibi öğretilenlerin doğru olduğunu pek araştırma ihtiyacı hissetmeden kabul etmiştim.

Peki, ya gerçekten kediler karanlıkta daha iyi görmüyorlarsa veya bana öğretildiği zaman görüyorlardı da artık şu an bu özellikleri kalmadıysa.

Bize hep bir şeyler söylendi ve bizler de peşinen kabul ettik, uyguladık. Tıpkı üretim operasyonlarında olduğu gibi,

  • "Makine boş durmasın, çalışsın, üret." dediler; hep ürettik ve stokları şişirdik.
  • Proseste problem olduğu zaman, "sakın makineyi durdurma, hataları sonra düzeltiriz, şimdi üretim yapmalıyız." dediler; hep ürettik ve hatalı ürünleri çöpe attık.
  • "Bu müşteri çok önemli; sakın üretimde hata olmasın." dediler; kaliteyi hat sonuna koyduğumuz personel ile sağlamaya çalıştık, ama yinede hatasız ürün gönderemedik. "Eğitime ayıracak bütçe yok." dediler; eğitime, gelişime yeterince önem vermedik, çalışanlarımızın kapasitelerinden faydalanamadık ve umutsuz, hedefsiz insanlar topluluğu oluşturduk.
  • "Finansal göstergelerimiz iyi, genel toplamda karlıyız." dediler; detaylara ulaşamadık, hangi müşteriden kar, hangisinden zarar ettiğimizi anlayamadık.

Hep denilenleri yaptık ancak yinede istediğimiz sonucu alamadık, verimli olamadık. Çünkü araştırmadık, gelişmeleri takip etmedik ve yeniliklere açık olmadık.


Dünya Genelinde İnsanları Üç gruba Ayırıyorlar

Birinci grup: Oldukça azınlık ve küçük bir topluluktur. Tüm gelişmeleri, yenilikleri onlar yapıyor. Hayatımıza giren ve bize fayda sağlayan her yeni sistemde, teknolojide onların imzası bulunuyor.

İkinci grup: Birinci gruptan biraz daha geniş bir topluluk ki her ne kadar gelişmelere yön vermeseler de en azından teknolojiyi, gelişmeleri sürekli takip ediyor, sorguluyor, daha önceleri yaptıklarını yeni sistemler ile kıyaslıyor ve iyi olanı uygulamaya çalışıyor.

Üçüncü grup: Birinci ve ikinci grup ile kıyaslanamayacak ölçüde muazzam bir kalabalığın oluşturduğu topluluk. Ne Dünya'da olan bitenden haberleri var nede gelişmeleri takip ediyorlar. Sadece onlara ne öğretilmiş ise onunla yetiniyorlar.

Biz Acaba Hangi Gruba Aidiz?

Global ekonomik krizin etkileri kolay geçecek gibi gözükmüyor. Hatta bazı uzmanlar artık hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağını ve bu şekilde yaşamaya kendimizi hazırlamamız gerektiğini bile belirtiyorlar. En geçmişin tükenmeyecek sandığımız kaynak bolluklarından yakın geçmişin kısıtlı kaynak imkânlarına ve buradan da geleceğin olmayan kaynak yokluğuna doğru yol aldığımız şu dönemde tüm işletmelerin en öncelikli konusu kaynakların daha etkin kullanılması yani Verimli olabilmek.

Özetle; daha çoğu daha az ile yapabilmek. (more and more with less and less)

Peki, nedir acaba verimliliğin şifresi?

Verimli olabilmek için neleri yapmak ve neleri yapmamak gerekiyor?

Bu soruların cevabını bulabilmek için öncelikle içinde bulunduğumuz üçüncü gruptan araştırma yapan, sorgulayan ve yeniliklere açık olan ikinci gruba doğru geçiş yapmalıyız.

İkinci gruba geçtik. Artık araştırıyoruz, sorguluyoruz ve bize öğretilenler ile yeni gördüklerimizi kıyaslıyoruz. Kimler neler yapmışlar, nasıl gelişmişler ve nasıl mükemmel bir üretici (World Class Manufacturer) olmuşlar, bunları incelediğimizde yaptığımız birçok şeyin doğru olmadığını, yaptıklarımızı aslında yapmamamız gerektiğini ve bunların verimsizliğimizin en önemli sebepleri olduğunu öğreniyoruz. Bize öğretilmeyen çekme sistemini, üretimde akışın sağlanması gerekliliğini, duruş kültürünü, sürekli iyileştirme felsefesini ve daha birçok aslında yeni olmayan ve uzun yıllardır var olan şeyleri yeni öğreniyoruz.

Evet, artık biliyoruz. Verimliliğin şifresi yalın olmak…

Bir başka ifade ile "Yalın düşünmek, yalın üretmek ve yalın insanlar yetiştirmek".

Tıpkı Toyota'nın yıllar önce yapmaya başladığı ve halen devam ettirdiği gibi.

Üreticiler olarak "World Class Manufacturer" olma yolunda alınacak epey bir yolumuz var. Yapmakta olduğumuz çalışmalardan edindiğimiz deneyimler bize nerede olmamamız veya neleri yapmamamız gerektiğini son derece net bir şekilde göstermektedir.

Operasyonel mükemmellik (Operational Excellence) anlamında;

Sadece kendi sektöründe değil "genel proses endüstrisinde" örnek gösterilen bir fabrika olabilmek kanımca doğru stratejiler ile beraber doğru adımların atılması halinde uzak bir hedef değildir.

Bunun için;

Operasyonel süreçler ve prosedürler mükemmel tasarlanmalıdır. (World Class Operating System and procedures in all plants)

Çalışanlar için gelişim programları uygulanmalıdır.(Development program for our employees - Skilled & Educated People)

Performansa dayalı yönetim modeliniz olmalıdır.(Performance based management System -Management by objectives)

Ancak bu sayede hem biz hem de ülkemiz kazanabilir.

Lütfi Apilioğulları

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

Ahmet K.(30.3.2011 21:23:36)
Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Dediğiniz gibi ikinci gruba geçek önemli. Yazı için teşekkür ederim.
%86 %0 %14
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum






Copyright© 2001-2017. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.