Kategoriler


SON YORUMLAR
Tatar Ramazan
Bilgisayar mühendisliğinden şikayet etmeyeyim diyorum ama bütün veriler beni haklı çıkarıyor. Aşağıda yazdık okuyun: Yazılım uzmanı pozisyonu için; 1-) Kariyernette 2000-3000 TL arası maaş veren 100 ilan var. 2-) 3000-6000 arası maş veren 100 ilan 3-) 6000 ve üzeri veren sadece 5 ilan var Bu mu iyi para kazandıran meslek?! Memurluğu iyi ki bırakmamışım. Bir de adamın canını çıkarıyorlar. Her çıkan teknolojiyi öğrenmeni bekliyorlar. İstanbulda kiralar 2000.den başlıyor. 6000 TL bile yüksek maaş falan değil. 2008.de mezun oldum. O zaman da aynı paralar veriliyordu. Zaman geçtikçe aday sayısı artıp rekabet kızıştıkça maaşlar düşüyor, vasatlaşıyor. 2010 yılında 5000 TL kazanan grafikerler duyuyordum. Mesleğimiz yerlerde sürünüyor. Memur olmak ta zorlaşınca uyanık iş veren size iyi para verir mi sanıyorsunuz? Nasıl olsa kaçamazsınız Devlet.e...KPSS zor artık.

yeşekkür ederiz beğendim
Dilara
Merhaba, ben bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim yabancı dilimde var ama sitelerden okuduğum yorumlardan dolayı gelecek kaygısı yaşıyorum,nasıl bir yol izlemem gerek lütfen yorumlarınızla bana yardımcı olur musunuz?
sultan b.
makaleniz gerçekten yardımcı ve aydınlatıcı fakat örnekler verirken sürekli .abi, adam. vs özneler kullanmanız beni rahatsız etti. bilgisayar mühendisi olmak isteyen bir kadın olarak açıkçası bu durum beni biraz umutsuzluğa sürüklemedi de değil.
irfan
https://www.udemy.com/linux-and-bash-shell-scripting-from-beginner-to-intermediate/learn/v4/overview
Tatar Ramazan
İlerde düzelecek inşaallahu Teala her şey. Herkes hakkını eninde sonunda alır. Son gülen iyi güler. Başlangıçta bütün mühendisler aynı alır ama kendini geliştiren ilerleyen dönemlerde farkı açar.
tatar ramazan-a
tatar ramazan ağlamayı bırak. kendi şirketini kurma vaktin gelmiş. devletten ayrıl. işveren ol artık. herkesi eleştirmeyi bırak. eleştirilmeyecek bir şirket kur.
bir zamanlar anadoluda
zamanında iyi sürünmüş, iyi aşağılanmış ve itlerin çakalların arasında yaşamış, onlarla savaşmış itliği çakallığı halen öğrenen birisi olarak tavsiyeler: 1- kendini geliştirmek tam bir saçmalıktır (Google vb. mülakatlara falan girmek gibi durumlar hariç) 2- herşey çevrenle başlar çevrenle biter, iş bulma da karı da kız da çevrene bakar. başta suratıma bile bakmayan kızlar, popülerlğimi (milletçe akıllı, çalışkan, başarılı, zengin, cool diye nitelenmek gibi) görünce köpeğim oldu selam dahi vermiyorum yine rahat vermiyorlar. 3- nasıl populer oldum? çalışarak mı? en az çalışanlardandım. 4- algıyı yöneteceksiniz. kendinizi satmayı bileceksiniz. reklamınızı yapacaksınız. kendini satamazsanız ne kız gelir ne iş verirler. 5- o beğenmediğin 3 birimlik erkek veya işe giren eleman, potansiyeli 1 ise 3 gösterir sen 10 ken bişr gösteremezsen, ne karı gelir ne birşey. yarın karın da sygı duymaz gözünün önünde başkasıyla sikişir.
Tatar Ramazan
Site sahibine 2008 de mail atmıştım danışmıştım. O günden beri siteyi takip ederim. Ateşli yazıları kendimi geliştirmemde etkili olmuştur. İstanbul üniversitesi iyi eğitim veriyor diye yorum yazan da bendim. Çok uyanığımdır. Zekam keskindir. Keşke üniversitem de biraz yol gösterseydi. Dersler, kitaplar belli sen niye hocalardan rehberlik bekledin diyecek olursanız: Tamam da bir sürü programlama dili var. Hangisinden başlayacağım, ne bileyim? C dilini öğrenin sonra C# veya java dan devam edersiniz diyebilirlerdi. Bunu bile yapamadılar. Bölüm başkanı da değişmişti. İyi şeyler yapayım derken daha kötü batırdı. Nesne tabanlı programlama dersinde for döngüsü gördük C sharpta. En azından takip programı yaptırdı bize işte. ADO.NET, SQL Server öğrendik. Ama sınıf nesne tabanlı programlamayı bir türlü sökemedi. Çünkü C dilinde struct konusunu öğrenmeyince sınıfları da özümsemek zor oldu. Debelendik durduk. İTÜ, Yıldız Teknik, İstanbul gibi üniversitelerin farkı burda. Bu kadar basit! C, C++ dilini iyi veriyor adamlar. Yahu C dilinin konularını tahtaya yazsaydı araştırma görevlisi bana yeterdi bile. Mıy mıy mıy yapıp durdular 4 sene boyunca. Ben ilk yarıyıl tatilinde (5 haftaydı) evde İntegraldan 200 soru çözüp vize finalden 100-100 almış adamım. Görün işte ben bile geri kalıyorsam programcılıkta öğretimde sorun var demek ki. Site sahibine kalsa üniversite önemli değil. Tabi kendisi İstanbul üniversitesinde iyi eğitim aldı. Kötü öğretimi, ilgisizliği tatmadı.
Tatar Ramazan
Eve şanssızdım her açıdan bundan sonra mutlu olur muyum bilmiyorum. Biz imanlıyız umudumuzu kesmeyiz. Yazdıklarımda doğruluk payı da var ama. Meslek ve sektörde bir sürü sıkıntı var. Sektör yöneticileri ve Üniv. hocaları niye bir araya gelip sorunları çözemiyor. Bilişim sektörü daha verimli büyük olabilirdi. Yazılım çağı diyorsak bu işe bir el atmalıyız. Mesleğimden şikayet ederim ama aynı zamanda ateşli gayretli adamımdır. Üniversitede gene hasta takip programı, satranç oyunu, E-Ticaret sitesi ve irili ufaklı 30 tane program yapmıştım. Çok boş mezun olmadım. Sınıfın ineklerindendim. Marmara bölgesinde 92 den sonra kurulan bir üniversitede okudum. Hocalar ilgisiz ve bilgisizdi. Sınıfın % 70 i C dilini öğrenemeden mezun oldu. Şunu şöyle yapın demekten aciz adamları hoca diye başımıza niye koyuyorlar? Sistemde de saçmalık var. Derslerin çoğu işe yaramıyor. Lise 1 den itibaren programlama çalışsaydım şimdi çok farklı olurdu. Boş yere zaman kaybı okumak. İnsanlara da zulmetmeyin gayrı. Bilim adamı olmak isteyen üniversitede kalsın. Bana Java, .NET, Oracle lazım kardeşim. Okumayanların eşi, arabası var. Ben sürünüp duruyorum. Memur maaşıyla bi şey yapamıyorsun ki. 2 ay önce 5000 tl oldu işte. Harita mühendisine de veriyorlar o kadar zaten. Benim sadece SQL bilgim onları ezmeye yeter.
HARUN AYDIN
YAZI BENİ DE ETKİLEDİ.BENDE BİLGİSAYAR ALANINDA İLERLEMEK İSTİYORUM.İLGİM DE VAR AMA YETERLİ BİLGİM YOK.BU YAZIDA ANLADIM Kİ GEREK DE YOKMUŞ İYİ BİR OKULDAYIM İYİ BİR ÜNİVERSİTE DE KAZANMAK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPICAM. BU YAZI İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM..
Mehmet Cemil Bayhan
Çok harika bir makale yazmışsınız.Ellerinize sağlık. Beni bayağı gaza getirdi gerçekten. Ben şuan lise 3 öğrencisiyim. Şimdiden bilgisayar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum ama sizin bu yazınızı okuduktan sonra fikrim değişti. Artık şuan düşüneceğim tek şey YGS-LYS. SİZE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR. ÇOOOOOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.........😆😉😊
Mehmet Cemil Bayhan
Çok harika bir makale yazmışsın ızgara.Ellerinize sağlık. Beni bayağı gaza getirdi gerçekten. Ben şuan lise 3 öğrencisiyim. Şimdiden bilgisayar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum ama sizin bu yazınızı okuduktan sonra fikrim değişti. Artık şuan düşüneceğim tek şey YGS-LYS. SİZE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR. ÇOOOOOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.........😆😉😊
eskidevir-yenidevir
sizin şanssızlığınız olmuş. işler yolunda gitmemiş diye anlıyorum.

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Şehir dışında okumak
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Bill Gates Emekli Oldu
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
En büyük sıkıntı
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Patlaklar ordusuna katılacaklara 12 altın öğüt.
Amerika tartışıyor. Programlama dersleri ne zaman başlamalı?
En büyük sıkıntı
Gül'den gençlere öğütler: Boşa zaman geçirmeyin
Soru sormayı bilmek?
Database programlama...
İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL
DAYINIZ YOK MU?
Transact-SQL - T-SQL - SQL NEDİR?
Patlak Mühendis olma ihtimaliniz ne?
Patlak Mühendis olma ihtimaliniz ne?
Bilgisayar Mühendisleri için CV hazırlama rehberi - 3
Staj Yeri Nasıl Bulunur? Staja hazırlık olarak neler yapmalıyım?
Windows Workflow Foundation'a Giriş

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Şehir dışında okumak

Şüphesiz her öğrencinin üniversiteyi başka şehirde okumak hayallerinden biridir. Hele ki daha özgür bir ortamda bulunmak istiyorsanız mutlaka üniversite tercihiniz il dışından yana olacaktır...

Üniversite demek hayata atılan adımların emeklemesi demektir. Yalnız ailenizle aynı şehirde öğrenim görmeniz, başka şehirlerde öğrenim görmenizle aynı değildir. Peki olumlu-olumsuz tarafları nelerdir?

Hayatın Dönüm Noktalarından Biri Olarak Üniversite
Eğer ailenize fazlasıyla bağlıysanız üniversiteyi il dışında okumak pek de kolay bir karar olmayabilir. O yüzden hayallerinize doğru atacağınız adımları atmak için cesaretinizi toplamalı ve bir kez daha düşünmelisiniz. Kimi insanlar aile baskısından bunaldığı için, kimi insanlar eğitimi için, kimi insanlar gideceği şehir için, kimi insanlar da hayata yeni bir sayfa açmak için bu yola baş koyarlar. Yalnız bu yolda karşılaşacakları deneyimlerin hep güzel anılardan ve eğlenceden ibaret olacağı hayaliyle giderler üniversiteye. Ki üniversite genelde böyle de hatırlanacaktır. Peki hayatınızın en güzel fırsatlarını sunacak, sosyallikle tavan yapabileceğiniz, kendinizi istediğiniz alanda geliştirebileceğiniz üniversitenizi seçerken nelere dikkat etmelisiniz? Şimdi gelelim il dışında öğrenim görmenin sonuçlarına, öncesi-sırası-sonrasına!

ZORLUKLARI ve KAZANDIRDIKLARI

Dikkat ettiyseniz zorlukları ve kolaylıkları demedim. "Kazandırdıkları" dedim. Ailenizin yanında olmayan öğrenciliğiniz hayatı öğrenmektir, kendi ayaklarınızın üzerine basabilmek zorunda kalmak demektir, insan sarrafı olmak demektir. Çünkü karşılaşacağınız zorluklar, haksızlıklar; tanıdığınız bin bir çeşit insan hayata olan bakışınızı değiştirir. Anlam-eylem ilişkisine dair davranışlarınız değişir. En önemlisi siz değişir, gelişirsiniz.

Önemli Konulardan Biri: MALİYET Üniversite eğitiminin maliyeti de en önemli seçim faktörlerinden birisidir. Eğer maddi durumunuz müsade etmiyorsa ailenizin yanında eğitim görmeniz iyi olacaktır. Fakat uygunsa il dışında eğtimin maliyeti İstanbul gibi bir şehirde: ortalama aylık 400-1500 TL arası olacaktır. Tabi istisnai durumlar olabilir. Aylık giderleriniz şunlardan ibaret olacaktır:


? Kalacak Yer:
1. KYK yurdu(100-150 TL civarı)
2. Özel yurlar (400-800 TL arası)(vakıf yurtları daha ucuza da bulunabilir)
3. Ev kirası (kişi başı 300 TL civarı),(çoğu şehirde 500 TL'ye ev bulunabilirken İstanbul'da ev bulurken 800-1500 TL'yi gözden çıkarmalısınız.
? Ulaşım, Yemek, Alışveriş gibi harcamalar: Aylık 400-800 TL arası mübahtır. Daha azıyla da yaşayabilirsiniz. Fakat diğer masraflarınıza bütçeniz kalmayabilir. Kısacası bir öğrenci ortalama olarak İstanbul'da aylık 850 TL gibi bir para harcar. Diğer şehirlerde de 600 TL civarıdır.

Üniversitenin İLK YILI
Özellikle birinci yılınızda bir stratejiniz olmayacaktır. Muhtemelen yurtta kalırsınız ve orada tanımadığınız insanlarla aynı odada kalmayı öğrenirsiniz. Oda arkadaşlarınızın davranışları sizinle farklılık gösterebilir. Bu yüzden başlarda birbirinize gösterdiğiniz hoşgörü yerini daha sonraları kendinize ait belirlediğiniz kurallara ve düşüncelere bırakacaktır. En güzel arkadaşlıklar, en yapıcı arkadaşlıklar burada edinilir. En kötü olaylara da burada rastlayabilirsiniz. Yurdunuzda-odanızda- yaşanan hırsızlık olayları yüzünden cüzdanınızı yastığınızın altında saklayacağınız ve yakın olduğunuz oda arkadaşının kötü zamanında en büyük destekçisi olacağınız bu günler aynı zamanda yaşanacaktır. Dolayısıyla ailenizi en çok özleyeceğiniz zamanlar da bu zamanlar olacaktır. Çünkü daha öncesinde her zorlukta aileniz çözüm görevini devralmıştır.

Artık ailenizden aldığınız harçlığınızı da tüm aya yayarak bir harcama planı yapmak zorunda kalırsınız. Bunu en azından aklınızın bir köşesinde yaparsınız. Artık alışverişinizi de çoğunlukla kendiniz veya sizin gibi olan arkadaşınızla yaparsınız. Her türlü eğlencenizi de yalnızca arkadaşlarınızla yaparsınız.

Diğer bir yandan 1. yılınızda birçok hayalle kazandığınız, beklentilerinizin büyük olduğu üniversiteniz de site istediklerinizin bir kısmını vermeyecektir (Çoğunu vermeyecektir). Üniversitenizde yabancı dil hazırlık eğitimi varsa ilk yılınız sadece ingilizce eğitimiyle geçeceğinden daha rahat olacaktır. Bu sebeple "sosyal ortamlara, eğlencelere, etkinliklere" daha çok zaman ayırabilirsiniz ki tek yapmamanız gereken şey bunlardan kopmak olur. Ben İstanbul'da Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. Siz de benim gibi hazırlığı atlamışsanız ya da hazırlık sonrası birinci yılınızdaysanız üniversite hocalarınızdan tutun da okul kulüplerine kadar sürekli sorgulayıcı durumda olacak ve beklentilerinizin karşılanmadığını gerekçe göstererek muhtemelen bu durumdan şikayetçi olacaksınız. Bu yüzden bir an önce şaha kalkmalı ve onların size vermediğini siz kendiniz kazanmalısınız. Eğitim sisteminin üniversitelerde de Amerikan filmlerindeki gibi olmadığını, lisedeki gibi olduğunu, uygulamadan uzak olduğunu farkedeceksiniz. Bu nedenle eğer siz bir şeyler yapmazsanız aklınız başınıza geldiğinizde her şey çok geç olabilir.

2. YIL ve SONRASI
Artık derslerle nasıl baş edeceğinizi kısmen öğrenmiş olacaksınız. Her şeyin derslere girip onları yüksek notla vermekten ibaret olmadığını anlarsınız. Daha çok mesleki derslere geçecek olduğunuzdan bu yıllarda da başınız derslerle kısmen yine dertte olacaktır. Fakat artık bir şeyler yapmak isteyeceksinizdir. Buna ilk olarak birinci yılın sonunda karar verdiğiniz "eve çıkma" işiyle koyulursunuz. Çünkü çoğu insanda ikinci yıl eve çıkma yılı olmuştur. Birinci yılda edindiğiniz iyi arkadaşlarınız da sizinle aynı kararı verdiğinden ve işin bir de maddi boyutu olduğundan 2-3 kişi eve çıkmanız kişinin ve ailenin hayrına olur. (: Eve çıktığınızda da büyük zorluklar sizi beklemektedir. İlk olarak arkadaşlarınızla birlikte ev bulma, ev eşyalarını bulma işleri çok zorlayacaktır. Sonraki zamanlarda ise kira, faturalar, temizlik, yemek, bulaşık derken bir de bakılır ki ev arkadaşlarıyla aile olunur. Tabi bu sırada göze batan kısım zorluklarıdır. İlk başlarda farketmeseniz de aynı anda birlikte hareket etme yönü gelişir, iş hayatına yönelik ekip ruhu gelişir, mantık duyguları gelişir. En önemlisi kişi artık tek başına ihtiyaçlarını karşılayabilecek hale gelir. Okul konusunda ise öğrenci üniversiteye adapte olmuştur. Ders dışında kulüp gibi örgütlerde de aktif rol almışsa iş hayatına yönelik de kısmen hazırlanmış olur. Artık stajlar gibi aşamalarla öğrenci iş hayatına girmeye hazırdır. Fakat mühendis öğrencisiyseniz her zaman girişken olmak yararınıza olur. Çünkü mühendislik demek koşmak, tırmanmak, aktif olmak demektir ki hayallerinizden vazgeçmek zorunda kalmayasınız.

Sonuç Olarak;
Üniversiteyi ailenizden ayrı okuyarak bir çok dalgaya göğüs gerersiniz. Bir çok konuda zorluk yaşarsınız. Ama hayatınızın en güzel anılarını üniversitede yaşarsınız. En büyük özelliklerinizi üniversitede kazanırsınız. Çektiğiniz tüm sıkıntılar yerini size getirdikleri olumlu özelliklere bırakır. Sizi yılmayan, ayakları üstünde durabilen, kararlı, olgun bir insana dönüştürür. Yeri gelir işte çalışır, harçlığınızı kendiniz kazanırsınız. Yeri gelir büyük hatalar yapıp büyük dersler çıkarırsınız. Yeri gelir hayatınızın güzel olaylarını yaşar, güzel insanlarını tanırsınız. Kısacası büyümenin ailenizden ayrı yapılması sizi olgunlaştırır. Daha sorgulayıcı, ufku genişlemiş halihazırda bir iş insanı olursunuz. Şunu da söylemeliyim ki en güzel yıllarınızın geçtiği bu şehir sizin artık ikinci memleketiniz olacaktır. Üniversiteye giderken ailenize, arkadaşlarınıza, şehrinize duyduğunuz özlemi mezun olunca da aynı şekilde üniversitenize ve bu yeni memleketinize duyacaksınız. Çünkü mezun olunca öğrencilik hayatınız, ailenizden harçlık alma yıllarınız geride kalıp yerini hayat koşuşturmasına bırakır.

Ailesinden ve şehrinden ayrılmaktan korktuğu için üniversiteyi kendi ilinde okuyan arkadaşlarım oldu ve çoğu da buna şimdiden pişmanlar. Çünkü birçok şeyden mahrum kalacaklar. Siz de pişman olmak istemiyorsanız kendinize "Benim yaşama amacım ne?" sorusunu sormalı ve verdiğiniz cevaba göre hayallerinizi kovalamalısınız. Ne de olsa bir gün ailenizden, şehrinizden ayrılmak zorunda kalacaksınız(evlilik, iş hayatı vs).

Fatih ÇOMAK

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

zahide(09.02.2016 22:39:16)
çok güzel olmuş ellinize dilinize sağlık bnde lise3 öğrencısıyım çok kararsız kalıyorum bazen nasıl yapacağım nasıl edecegım dıye dusunuyorum sızın makaleler de bnm düşüncelerıme yol gösterdi çok tşkr edrm tekrar belirtmek istedim çok ama çok güzel olmuş
%100 %0 %0
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



su ise yaramaqz websitesini kapat(26.05.2015 02:22:55)
Allah Muhammed askina su ise yaramaqz websitesini kapat be guzel mkardesim. bok gibi dizaqyni ve kalitesiz varos icerigiyle insani kanser eder
%24 %0 %76
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



can(23.05.2015 13:58:37)
Allah için şu makaleyi şuradan kaldırın. Zengin işi bir makale olmuş. Herkesin senin gibi bol parası mı var yada cebi dolu mu ki dışarda okumaya teşvik ediyorsun milleti. Gidilecek üniversite gitmeye değer ise gidilir onun dışında dışarda okumanın ne gereği var? Zar zor evine ekmek götüren aileler var. Bir de çocuğunu dışarda okutsa vay haline!
%36 %0 %64
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



Ali(19.08.2014 13:32:45)
Merhabalar Fatih Bey,

Benim önerdiğim tavsiye gayet mantıklı. Eğer kendi ilindeki üniversite daha kaliteli bir üniversite ise, başka şehirlerde sürünmenin ve aylık 1000 - 1500 TL harcama yaparak aileleri zor durumda bırakmanın ne anlamı var? Yani üniversite kazandık diye illa ki şehrimizi tek edecez diye bir şey yok. Sanki bu bir gelenekmiş gibi bakılıyor olaya.

Ben kimseye ne olursa ol, kendi şehrinde kal demiyorum zaten. Yorumumun sonunu dikkatlice okursanız eğer şunu demişim;

""Size şunu öneririm. Eğer, gideceğiniz üniversite, bulunduğunuz ildeki üniversiteden daha düşük bir puana sahip ise, GİTMEYİN. Gerekirse ayrı eve çıkın ama kendi memleketinizde okuyun.

Ama eğer, gideceğiniz üniversite ODTU, İstanbul Teknik, Hacettepe vb. gibi köklü üniverstielerden biri ise, işte o zaman hiç arkanıza bakmadan, gidin derim. Aksi takdirde hiç aklınızın ucundan bile başka ilde okumayı geçirmeyin.""

demişim.

Yani gideceği üniversite o kişiye hem üniversite eğitimi hem mesleki açından kişiye bir şey katmayacaksa gidip de şehir dışında üniversite okumanın hiçbir anlamı yok.

"Üniversitem ve şehir olarak okuduğum yer bana bir şey katmıyor ama ben hayat mücadelesi vermek için dışarda okuyorum" mantığı doğru bir mantık değil !!

Sırf şehir dışına çıkmak için üniversite bir basamak olarak kullanılmamalı. Gerçekten kişiye bir şeyler katacaksa, memleketinden ayrılmaya değecek bir yer ise gidilecek olan şehir ve üniversite, işte o zaman gidilmeli. Aksi takdirde heycan aramanın mantığı yok. Ki.. LYS çağındaki gençlerimizin de yaptığı en büyük hata bu zaten. "ne olursa olsun bulunduğu memleketten kaçma isteği" yanlış bir davranıştır. Mantık çerçevesinde tercihler yapılmalı.
%79 %0 %21
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



Fatih(15.08.2014 03:48:26)
Ali bey söylediğiniz konuda haklısınız fakat benim sözüm daha çok evden ayrılmaya cesareti olmayanlara.
Mutlu olacaklarsa tabiki de bulundukları şehirde okusunlar. Şunu da unutmamak lazım ki gidip pişman olan kişilerin çoğu daha önceki öğrencilik hayatlarını gittikleri yerde yaşatamadıkları için oluyor, yani psikolojik sonuçlar. Bu sonuçlar da sıklıkla büyük şehir hayatının hızına ayak uyduramama, üniversite hayatına pespembe bakılması, aşırı hırs, memnuniyetsizlik gibi sebeplerle oluyor.
Bu sebeplerle iyice düşünülmeli, en mantıklı tercih yapılmalı diye düşünüyorum.
Kişi eğer güzel okullara gidebilecekse ve ideallerine sadık kalabilecekse birçok şeyi göze alabilmelidir. Fakat kendine güvenemiyorsa sırf üniversite öğrenciliği için gereksiz kararlar almamalı diye düşünüyorum. Unutmayalım ki
"Öğrencilik yarış atı olmak değildir, bunun yanında mücadeleyi sevmeyi gerektirir."
%50 %8 %42
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



halit(30.06.2014 15:36:49)
1. sınıf bitti, bu makaleyi okumak için biraz geç kaldım :) ama makale çok güzel olmuş ellerine sağlık
%54 %15 %31
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum



Ali(03.01.2014 16:57:28)
Merhabalar... Ben de bigisayar mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. Makalede, arkadaşımızın ilk başlarda yazdıklarına katılıyorum ama son paragrafta yazdıklarına kesinikle katılmıyorum.

Ben, doğup büyüdüğüm ilde üniversite okuyorum ve ilk başlard arkadaşlarım bana, "Neden başka il yazmadın." deyip durdular. Ama 1 yılı doldurduktan sonra ise, hepsi farklı şehirlere gittikleri için bin pişman oldular. Hepsi yatay geçiş yaparak memleketlerine geri dönmek istediler. Halen de pişmanlar. Ben ise, memleketimde okumaktan kesinlikle pişman değilim. Evet, memleketimde okuyorum ama arkadaşlarla ayrı eve çıktık. Çünkü üniversite, benim okuduğum ilçeden 1 saat uzaklıktaki başka bir ilçede.

Size sadece şunu söylemek istiyorum :
"Eğer, ailevi yönden maddi sıkıntılarınız vs. var KESİNLİKLE DIŞARDA OKUMAYIN. PİŞMAN OLURSUNUZ."

Size şunu öneririm. Eğer, gideceğiniz üniversite, bulunduğunuz ildeki üniversiteden daha düşük bir puana sahip ise, GİTMEYİN. Gerekirse ayrı eve çıkın ama kendi memleketinizde okuyun.

Ama eğer, gideceğiniz üniversite ODTU, İstanbul Teknik, Hacettepe vb. gibi köklü üniverstielerden biri ise, işte o zaman hiç arkanıza bakmadan, gidin derim. Aksi takdirde hiç aklınızın ucundan bile başka ilde okumayı geçirmeyin.

Bunlar da benim düşüncelerim arkadaşlar. Düşüncelerimden ziyade yaşadıklarım, çevremde gördüklerim ve tecrübelerimi kısa da olsa sizlerle paylaşmaya çalıştım.
%68 %9 %23
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum






Copyright© 2001-2017. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.