Kategoriler


SON YORUMLAR
spiderman
tatar ramazan ODTÜ ve Sakarya mezunları süper ama İTÜ mezunlarını kapıdan içeri almıyorlar diyorsun ben de tam tersini biliyorum İTÜ mezunları mezun olmadan iş buluyor havada kapıyorlar OdTÜ ve sakarya mezunları iş arıyorlar sektörü bilmesek ?
Ömer karikutal
Php,mvc asp.net, c # ödevleriniz uygun fiyata yapılır. karikutalomer@gmail.com
Ercan Sezdi
Donanimsal ödevlerinizi de yapabilirim. Raspberry pi, Ardiuno, Msp430 donanimsal programlama yapabilirim. Programlama dilleri C++, Python, Assembly olabilir. Zorluk derecesine gore mobil uygulama da yazabilirim. Iletisim: ercansezdi007@gmail.com
Ercan Sezdi
Elektrik elektronik mühendisliği okuyorum. Pyhon ve C++ ödevleri yapabilirim. Iletisim: ercansezdi007@gmail.com
Senior Dotnet Developer
Merhaba arkadaslar, Yazilan yorumlari bikmadan usanmadan okudum. Ssagdan soldan duyacaklariniz yerine gercek hayat hikayesinden baslayayim. Elk elktrnk muhendisi olarak 7 yilda 2.2 ortalama Uldag unv den mezun oldum. Sene 2010. Askere gidip geldim.1 sene de bos bos kahvede okey oynayarak gecirdim :)) is aradimmi? Hayir. Nasilsa yillarca calisacagiz diyerek keyfime daha cok zaman ayirdim. Hafif bir giristen sonra hizli bir giris olsun. Aldigim maaslari yazayim heyecanli olsun:) 1. Firma :1250- 6 ay (asgari ucret:900) 2. Firma : 2500-10 ay 3. Firma : 3000-1 yil 4. Firma : 4000-10 ay 5. Firma : 6000- 18 ay 6.Firma : 9000+ istanbul ?? henuz baslamadim :) Bu kadar detayi verdim ki biraz motive olun. 7 yilda farkli muhendislikten gelen biri buraya gelebilirse calisan herkes icin bu sans var. Bu firmalardan son 3 tanesi hergun duydugunuz yerler. 2 kez de 2 farkli yerde terfi aldim. Herkesin girmeye can attigi iyi maas veren yerler. Cok da gozunuzde buyutmeyin. He soylemeyi unuttum java diil .net developer olarak calisiyorum. Bu maaslar ile cok javaciyi geciyorum. Piyasayi baya iyi tanidim.Maas skalalarini vs. Size tavsiyem her duydugunuza inanmayin. Yok pahasina calismayin, fazla da ucmayin hersey dozunda guzel. Kisacik bir detay daha. 2012 de istanbula ilk geldigimde 3 haftada 21 yer ile gorusmustum. Gecen ay 2 haftada 20 yer ile gorustum. Piyasa 2012 den beri acik. Torpilsiz sadece calisarak buralara geldim.Ise giremiosaniz cv nize bakan yoksa oturup dusunmekte fayda var. Birsryleri eksik yapiorsunuz belki de. Not ::::::: Gecenin 2sinde tum bunlari yazdim ki birilerinr faydam olsun. Ne yazikki her kafadan bi ses cikiyor guzelim Turkiyemde. Bilenler atanlar tutanlar bol bol. 70 den fazla yer ile gorustum buyuk kucuk. 50 tanesinden olumsuz donus yada hic donus olmamistir. Sonucta buralara gelebildim. Gelecek bilisimde. Motivasyonunuz hic kirilmasin. Kalin saglicakla.
Memet
Katılım ödevim var yardıma ihtiyacım var yardımcı olabilecek var mı
Halil
Tatar Ramazan
Bizim Sakarya üniversitesinden iyi yerlere gelen bir sürü adam var. Hatta ödevleri yapmayan tembel bilinen biri katılım bankasına girdi şimdi de Avustralyada programcılık yapıyor. Kurumsal firmalarda her üniversiteden eleman vardır zaten. Mesela Ford Otosan. Çok da para vermez hepsi. Memur maaşına çalışırsın. General Elektrik gibi yerler yüksek maaş verebilir. Ama oralara girmek zordur. İşi de zordur. Ben 2010 yılında KPDS İngilizceden 89 almıştım. Süper bilişim uzmanıyım. İyi öğretim almak, Üniversitede bol proje yapmak kişiyi 1-0 öne geçirir. Veya ortalamada yüksek puanlı, öğretimi iyi olan üniversite mezunları daha başarılı olabilir. İtirazım yok. Ama istisnalar da her zaman mevcuttur. Kocaelinin birincisi elbette yıldızın sonuncusundan daha başarılı olacaktır.
No One
Tatar, sen neye atarlanıyorsun? Boş işler dediğin bütün hayatını etkileyecek kariyer planın ve senin bütün hayatın. Herkes her yere gelemez, kimse kimseyi kandırmasın, en öncelikle de kendini kandırmasın. Verdiğin örnekler istatistik orsnında yüzde kaç acaba? Mesela anadolu okulundan mezun kaç kişi iyi şirketlerde çalışıyor, büyük çoğunluk iş bulamıyor kendi tanıdıklarım var, ben üzerine diyorumki iyi okuldakiler de her yerde istediği gibi bulamıyor, sen burada montajcılık yaparken amerikalısı avrupalısı senin kullandığın teknolojileri üretiyor, senin yaptığın mühendislik mi montajcılık mı şimdi? Tr de en iyi şirketlerde çalışan farklı 10 üzeründe onlarca kişiye sor bakalım neyin dizaynını neyin teknolojisini üretmişler? Söylediğin bakan ingilterede yaşıyorsa sterlin olarak maaş alır 70bin tl diyerek manipule etme 6 ya böl, 11 bin sterlin de, tr de veriyorlarsa kim kime o kadar parayı veeiyor kaç tane bölüm birincisi o parayı alıyor saçmalama lütfen. Ben diyorumki birincil hedef herşeyini kariyere odaklama veya tamamen boşa salma, herkes bir şekilde yaşıyor hayatını zaten ancak neyi istiyorsa ona çabalasın ama bazı şeyler olmuyorsa da hayatını mutsuz geçirme. Sen mesela bırak dünya işlerini ahiretini yaşa diyorsun, milyonluk girişimcilik yapsan ve işlerin tıkırında gitseydi ve birçok hayalini gerçekleştirseydin şu anda beyler şunu şunu yapın hayat çok güzel diyecektin, şimdi gelmiş hayat boş diyorsun, komik. Benim yazdıklarımdan herkes ne demek istediğimi anlamıştır zaten, bazı şeyleri görmek için 40 yaşına gelmeye gerek yok, çok fazla araştırıp çok fazla kişiye sorarsan ve işin içinde bizzat bulunursan görüyorsun zaten ki yazdıklarım çok az şey olmasına rağmen anlaşışır özet bilgiler, seversin kullanırsın, sevmezsin saygı duyar ve okumazsın bu kadar basit.
ali
amk bilgisayar mühendsiliği nerden seçtim seni mis gibi kolay bölümler varken çekilir dert değil...... tavsiye etmiyorum kardeşim.
Tatar Ramazan
No One bırak boş işleri başlarım kariyerine de üniversitesine de! Dünyada bir halt olmadığını anlayın işte. Ahirete yatırım önemli. Herkes bir şekilde yükseliyor ilerde zaten. ODTÜ mezununun 26 yaşında geldiği noktaya Sakarya mezunu 33 yaşında geliyor. Ortalamada ne kadar çalıştıysan hayat sana o kadar verir. Mesele Karadeniz Teknik Maliye bitiren biri vardı. 29 yaşında vergi denetmeni oldu. Ankara Siyasal bitirseydi 22 yaşında işe girerdi. Eski bakan Mehmet Şimşek bölüm birincisi oldu. İngilterede 70 bin lira maaş alıyordu. Her şey ve herkes derece derece.
No One
Yeni mezun olarak birkaç küçük şey yazmak istiyorum, kariyer net veya linkedin deki iş ilanlarına bakarsanız, özellikle yeni mezun olanlar için bile min 2 yıl deneyim ve birçok programlama dilleri vs isterler. 5 kişi işe alınacaktır, 500 kişi başvurur. Her yere gereksiz sayıda birçok üniversite açıldı, avrupanın en kaliteli üniversiteleri ingiltere ve almanyada bile max 50 civarı, bizde ise 150-200 arasında bunun siyasi bazı sebepleri var. Mesela siz her il e üniversite açarsanız, tüm ailelerin çocukları üniversite mezunu olacaktır, çocuk ve aile pskolojikmen rahatlar. Esnaf ise öğrencilerden ciddi gelir elde edecektir. Sorun ise bizim gibi ülkelerde bilim veya teknoloji geri plandadır ve iş istihdamı azdır, mesela 100 kişi işe alınacaktır ancak açılan birçok üniversite ile 1000 kişi mezun olur ve kalan 900 kişi işe giremez, bu sayı her yıl daha da artar ve işsizlik artar, insanlar da artık üniversite mezunu olma fark yapmıyor master yapayım, part time çalışayım der, zaten birçoğu çok kalitesiz eğitim alır ve giriş maaşları 1500-3000 arasında olur yılları işsizlik veya düşük maaşla geçirir. Kişi de sorunu kendisinde sanır, halbuki tüm suç sistemin böyle olmasını sağlayanlar, anca siz yıllar sonra para ve zaman kaybınızı anlarsınız, veya anlasanız bile elinizden çok fazla birşey gelmez. Peki şirketler insanları neye göre seçer, kendini geliştir denilen tavsiye ne kadar doğru? Arz-talep dengesini iyi analiz etmelisiniz, mesela şu anda çok fazla mezun var, ekonomik kriz dolayısı ile iyi okuldan mezunlar bile zannettiğiniz gibi hemen iş bulamıyor. Ya top 5 okul dan 3+gpa ile mezun olacaksınız, ya da torpiliniz olacak. Ben top 5 okuldan mezunum ve okulun zorluğundan dolayı mezun olan herkesin onlarca projesi, jaca, c, c++, python, matlab gibi dilleri, birçok farklı ideleri, oop, mvc, design pstterns, ve çok farklı çeşitte algoritma çeşitleri görmelerine ve ingilizce seviyesinin çok iyi olmalarına rağmen (toefl a girenelerin çoğu 80-100 arası) ve alese girenlerin çoğu 80-95 arası aldığını düşünürseniz, yine de işe girerken sizi beğenmezler, benim gördüğüm kadarıyla şirketlerin insan seçerken yaptıkarı sıralama şu şekilde, 1- okul ismi (boun, koç, itü, odtü, bilkent top 5, ytü, sabancı, tobb, hacettepe vs gibi ikincil seviye okullar, diğerleri daha geri planda, her şirketin kendince filtreleme sistemi var ve bazı okul mezunlarını asla almazlar) 2- gpa ortalama (kurumsal veya büyük şirketler savunma, telekom, banka vs hepsi önem verir, master yapmak istiyorsanız birinci kriterdir, küçük teknokent şirketlerinden de soran çok oluyor ben ve arkadaşlarıma staj için bile) 3- ingilizce (iyi okulların çoğunun ingilizce seviyesi upper dır, ingilizceniz yoksa bilgisayarcı sayılmazsınız) 4- yaptığınız projeler, staj, part time, iş deneyimi (bazı şirketler ilanlarda iyi yerde staj yapmış olma koşulu koyar, iş yaptığınız sektörde staj yapmanızı beklerler vs, 2017 den beri birçok şirket kurumsal ve normal hemen hemen hepsinde artık staj yapmak bile zordur, ya gpa 3+ olacak, ya da torpiliniz, top5 okuldaki ben ve birçok arkadaşım staj bulmada zorlandı, top5 te değilseniz part time veya normal iş tecrübesi sizi direk öne atar, iyi okuldakilerin çoğu derslerinde projeler çok ve zordur, o yüzden diğer okuldakilerin aradaki açığı iş tecrübesi ve hobby projelerle kapatması lazım) 5-referans (okuldaki hocanız veya staj, iş yerindeki mühendisin işe girerken size olumlu referans olması, şu anda yeni mezunlardan 2-3 tane referans istiyor birçok şirket 6-diğerleri, aklıma gelmeyen diğer işler, sosyal sorumluluk, klüp, sertifika, yarışma vs bunlara önem veren ik cı veya şirketler olabiliyor cv nin kenarında durması işe yarayabilir 0- torpil, çevreden veya akraba aile tanıdık ile torpiliniz var ise diğer herşeyden etkili hale gelip herkesin önüne geçebilirsiniz, batıda iş liyakat veya işi en iyi yapana verilir. Doğu toplumlarında ise iş güvenilir kişi ile yapılır, o yüzden tanıdıkları işe alırlar, şirket gizliliği ve güvenliği bazı şirketler için çok sıkıntılı olabiliyor vs, bu kozu olan çok fazla insan var piyasada, o yüzden siz bunlardan birisi değilseniz yukarıdaki beş maddenin hepsini yükseltmeye bakın. İyi okul hiçbirşey mi, veya herşey mi? Top5 ten gpa 2.0 - 2.5 arasında mezun olursanız biraz zor günler sizi bekliyor, master yapamazsınız, paranız yoksa yurt dışına gidemezsiniz, çok ağır ders ve projeler yaptınız ama okulu zor bitirdiniz ve dışarıdaki şirketler size çok önem vermeyebilir, iş bulurken ve bulduktan sonra da min 1 yıl falan zorluk çekersiniz, ilk başlarda iyi kurumsaldan başlamak zordur İyi okul mezunu Gpa 2.5-3.0 arası, savunmaya girmek zorlar, onun dışında bazı kurumsallara ilk başta giremezsiniz ama bazılarına girebilirsiniz, master içinde şartlar biraz zorlar İyi okul mezunu 3gpa+ ile master veya iş bulmak daha kolaydır ancak okuldaki zorluklardan sonra hiçbir zaman tatmin olamayabilirsin, çünkü hayat üniversitede zor projelerle uğraşırken kurduğun hayaller gibi değilmiş onu işe girince öğreniyorsun Diğer okullardan mezunlar, okulda gezip tozduysanız çok güzel, en güzel yıllarınız o yıllardı, zor okuldakiler kadar çalışmadınız ve gençliğiniz full çalışmayla geçmediyse iş hayatı ilk birkaç yıl zorlar, sonrasında kurumsal şirketlerin bazılarında hatta çoğunda devam edebilirsiniz belki (2-3 yıl sonra girenler var oran olarak bilmiyorum, bazı şirketlere çok zor) Yaş 28-30 üstü ise, srtık iş bulmak yeni mezun kadar zordur, çünkü maaş beklentisi fazla ancak şirketler siz ne kadar kaiteli olursanız olun sizden daha ucuza çalışacak birisini bulabiliyor, maaş zamları veya artışı düşük, tl nin alım gücü her seferinde düşüyor, kaygılar çocuk varsa dahada fazla Yurt dışına mastera gitsenizde, phd yapsanızda yaş ilerliyor, 30 una yaklaştığında hala öğrenci gibi takılmak zorunda olmak, avrupada 2-3-4 bin euro ya yaşamak, hangi ara evleneceksin, ev veya araba alacaksın, geri.dönecek misin, hayatın boyunca atomu mu parçalayacaksın? Tr dekiler en azından atom parçalamıyor Sonuçta top5 okuldan yeni mezun, tr de yine top şirketlerin birinde ben ve çoğu arkadaşım 3.5-4.5k ya başladık, savunmadakiler 5k üstü, ancak tavsiye verecek olursam, tünelin ucu bmbk bir yere çıkıyor. Hayatınızı doya doya yaşayın, çok zengin olmadığınız sürece para o kadar önemli değil, ben daha 22-25 yaşındayım (tam yaşım belli olmasın diye) ve umutsuzum bazı şeyler için, hayatınızı ev veya araba almaya mı harcamak istiyorsunuz, büyük şehirde zar zor yaşamaya mı? Öğrenciyken anlamanız pek mümkün değil kapitalist sistemin içine girip para kazanmaya başlayınca, insanların nasıl davrandıklarını çok daha net anlıyorsunuz, okuyun, gezin, eğlenin, anı yaşayın. Ne çok çalışın, ne de çok tembellik edin, herşeyi dozunda yaşayın. Daha çoook şey yazardım da boşver
Tatar Ramazan
Adam ÖSS ilk 3000 e girdi İTÜ mezunu doğru dürüst bir yere giremedi. ilk işini 26 yaşında buldu. O da kıytırık bir firma. Ekmek arslanın kuyruğuna indi. Siz ne bekliyorsunuz? Firmalar kollarını açtılar sizi bekliyorlar. :) :) :)
yazilimci
Java, C/C++, python ve bilgisayar müh. derslerinizin ödevleri garantili yapılır, yazilimcialper@gmail.com

Bilgisayar Mühendisleri
Here is the website inspired me to use 
it as a guide when I tried to define 
myself as an engineer candidate a few 
years ago. It really helped me to work
 and study feeling in confidence with 
being on the right way. I suggest this 
website to whom it may direct her/his 
to find the right career path. It 
includes many articles varies from 
real life experiences to detailed 
software engineering issues. But the 
most dignified parts for me are the 
articles in general and career titles.
Son okunan makaleler:
Martin FOWLER'dan XP Yorumları (Extreme Programming)
Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor Yarışmasına 103 Başvuru
ASP.NET vs Classic ASP
Imagine Cup 2007 Yazılım Tasarımı Türkiye Finalist'leri Belirlendi
CD ve DVD olmadan USB bellekten Windows Vista nasıl kurulur?
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Yazılım Geliştirmede Sistematik Yaklaşımların Kime Faydası Var?
Microsoft API Savaşını Nasıl Kaybetti - Joel Spolsky
Motivasyona inanmıyorum!
Kişi Yetenek Olgunluk Modeli’ni Duydunuz Mu?
NY İÇİN PROGRAM YAZAN TÜRKLER
Staj Yeri Nasıl Bulunur? Staja hazırlık olarak neler yapmalıyım?
Bilgisayar Mühendisliğini yeni kazandım, neler yapmalıyım?
ORACLE - Lutz Hartmann 14-15 Mayısda Istanbul’da
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!
Bilgisayar Mühendisleri Kaç Para Alır?
Yeni mezun bilgisayar mühendisleri için 10 büyük günah!

Bilgisayar Mühendisleri Portalı

Martin FOWLER'dan XP Yorumları (Extreme Programming)

Martin FOWLER'dan XP Yorumları

Basitligin Degeri

XP’de en çok duyulan sloganlardan ikisi “Çalisabilecek en basit çözümü uygula” ve “Gelecekte ihtiyacin olmayacak” ( kisaltmasi YAGNI ) seklindedir. Bu iki sloganin temeli XP pratigi olan basit tasarima dayanir.

YAGNI prensibine göre gelecekte kullanilir düsüncesiyle önceden kod eklenmemelidir. Bu prensibe uymak kolay görünebilir fakat problem esnek çatilar(flexible frameworks), tekrar kullanilabilir bilesenler(reusable components) ve esnek tasarimlar gibi konular gündeme geldiginde ortaya çikar. Bu tür yapilari gelistirmek zordur ve gelecekte esnekligi saglayabilmek için baslangiçta büyük bir tasarim çalismasi gerektirir ve etkili yazilim tasariminin hedeflerinden biri esnekliktir.


Fakat XP’nin önerilerinden birisi esnek çatilar ve bilesenlerin hemen gelistirilmemesi yönündedir. Sadece o anki gereksinimleri karsilayacak sekilde bir yapinin gelistirilmesi önerilir. Bu yapi zamanla eklenen gereksinimlerle evrimlesir. Örnek vermek gerekirse bugün Para nesnesinde sadece Toplama islemine ihtiyacim varsa ve Çarpma islemi benim için bir ihtiyaç degilse sadece Toplama islemini koda eklemeliyim. Gelecek yinelemede (iteration) da Çarpma islemine ihtiyacim olacagini bilsem ve bunu eklemenin çok kolay olduguna inansam bile bunu sonraki yinelemeye kadar ertelemeliyim.

Bunun nedenlerinden biri ekonomik olmasidir. Eger gelecekte ihtiyacim olacak birsey icin bugun zaman harcarsam su anki yinelemede kullanabilecegim zamandan kaybetmis olurum. Yayim plani(release plan) icinde bulunulan yinelemede neler ustunde calisilmasi gerektigini belgeler ve yazilim gelistiricilerin bunlar disinda seyler ustunde calismasi bu plana aykiri duser. Mevcut yinelemede zaman olmasi olasiliginda bile hangi ozellikler ustunde calisilacagi musterinin insiyatifindedir ki bu yazilim gelistiricinin secimiyle ayni olmayabilir.

Ekonomik olmamasinin yaninda bir olasilikta Çarpma isleminin o an müsterinin istedigi sekilde yapilamamasi riskidir. Ne kadar emin olursak olalim detayli bilgimizin olmadigi bir konuda yanlis yapabiliriz. Yanlis bir çözüm üstünde çalismak daha büyük zaman kaybidir. XP uzmanlari bu tur durumlarda çogu zaman yanlis yapilacagina inanirlar ve bende bu fikirdeyim.

Ikinci neden ise kompleks tasarimin basit tasarima göre anlasilmasinin daha zor olmasidir. Eklenen her karmasiklikla beraber sistemde degisiklikler yapmak zorlasir. Degisiklikler gerçekten bu degisikliklere ihtiyaç duyulan zamandan önce yapilirsa bu durum diger yapilan çalismalari zorlastirabilir ve bu nedenle ek bir maliyet getirir.

Bu ögütler çogu insana saçmalik gibi gelebilir ve böyle düsünmelerinde hakli olabilirler çünkü alisilan biçimde yazilim gelistirmede XP nin buna olanak saglayan pratikleri mevcut degildir. YAGNI nin iyi bir pratik olmasi için XP pratiklerine ihtiyaç vardir.

Özetlemek gerekirse gelecekteki bir yineleme(iteration) için gerekli bir özelligi simdiden eklemeyin. Size hiç maliyeti yok gibi görünebilir fakat gene de sistemi daha kompleks haline getirecegi için sistemin kolayca degistirebilirligini etkiler. Basitlikten yana olursaniz ancak XP pratiklerini (tekrar tasarim, test, sürekli tümlesim) kullanarak basarili olabilirsiniz.

Basitlik de ne demek?

Evet yazdigimiz kod mümkün oldugu kadar basit olmali dedik. Bu tartisilacak bir konu degil gibi çünkü kimsenin karmasiklik pesinde oldugunu sanmiyorum. Fakat soru su olabilir “Basitlik tam olarak ne demek”?

XP de Kent basit bir sistem için 4 kriter veriyor. Önem sirasina göre (Ilki en önemli oldugu halde)
1. Bütün testleri basariyla çalistiran
2. Maksadini kolayca gösterebilen -anlasilabilir
3. Ayni kodun birkaç yerde karsimiza çikmadigi- kopya kodlarin olmadigi
4. En az nesne ve metodun oldugu


Bütün testleri basariyla çalistiriyor olmasi basit bir kriter. Kopya kodlarin olmamasi da ayni sekilde basit bir kriter fakat çogu yazilim gelistiriçin bunu gerçeklestirebilmesi için bir kilavuza ihtiyaci olabilir. “Maksadini kolayca gösterebilme-anlasibilir olma” kriterinin biraz açiklamaya ihtiyaci var. Bu tam olarak ne demek?


Anlasilabilir olma burada kodun kolayca anlasilabilmesi anlamindadir. XP kodun rahatça okunabilmesine çok önem verir.

John Kerievsky XP 2000 deki bir makalesinde bunun için güzel bir örnek veriyor. Bu örnekte Junit kodunu inceliyor. Junit dekorator(decorator) tasarim kalibini(design pattern) kullanarak mevcut testlere ayni anda kullanim durumunda senkronizasyon(concurrency synchronization) ve topluca testlerin kurulabilmesi için kullaniyor. Bu tasarim kalibinin uygulanmis olmasi kodu daha anlasilabilir ve okunmasi kolay hale getiriyor.

Fakat kodun basit olup olmadigini göreceli bir durum. Bana göre basit olan bir durum baskalari için daha karmasik bulunabilir veya tam tersi. Kodun anlasilabilirligi koda bakan insanin deneyimine göre degisebilen bir durum. Deneyimli tasarimcilar için kodun anlasilmasi daha kolaydir.

Kod kopyalamalarinin engellenmesi XP nin (Sadece ve sadece bir kere – only and only once) ve Pragmatic Programmer in DRY (Kendini Tekrar Etme- Don’t Repeat YourSelf) in verdigi en iyi ögütlerden biri. Sadece bu tavsiyeyi uygulamaniz size çok yarar getirecektir. Fakat sadece bu hersey demek degildir ve basitlige ulasmak çok zor olabilir.

Geçenlerde fazlaca tasarlanmis(over-design) bir projede yeraldim. Tekrar tasarim(refactoring) uygulandi ve esnekligin bir kismi sistemden kaldirildi ve sistem basitlestirildi. Yazilim gelistiricilerden birinin dedigi gibi “Fazlaca tasarlanmis bir kodu tekrar tasarlamak ve iyilestirmek hiç tasarimin uygulanmadigi bir kodu tekrar tasarlamaktan daha kolay”. Gerekenden biraz daha basit olmak iyi fakat kompleks bir tasarim facia demek degil”. Yani fazla tasarimdan korkmamak gerekiyor.

Robert Martin den duydugum en iyi ögüt basit tasarim konusunda çok tutucu olmamak seklindeydi. Sonuçta tekrar tasarimin önemi neyin daha basit olduguna karar vermekten çok daha fazla ve tekrar tasarim sayesinde sistemi gelecekte basitlestirmek mümkün olabilir.

Tekrar Tasarim(refactoring) YAGNI prensibine aykiri mi?

Bu konu geçenlerde bir XP haber listesinde tartisildi. Bence burada bu konuyu irdelemekte yarar var. Basitçe soru söyle basliyor. Tekrar tasarim (refactoring) zaman aliyor fakat sisteme yeni özellikler eklemiyor. Fakat YAGNI prensibi sadece o an için tasarim yap dedigi için bu bir çeliski dogurmuyor mü? YAGNI deki ana nokta sistemi gelecekte ihtiyaç duyulabilecek özellikler için daha karmasik hale getirmemek.

Bu basit tasarim pratiginin bir parçasi. Tekrar tasarim ise mevcut kodu mümkün oldugunca basit tutmaya olanak saglayan bir pratik. Yani ikiside basitlige hizmet ediyor. Ne zaman kodunuzda bir iyilestirme imkani görseniz, bunu tekrar tasarim pratigiyle gerçeklestirmeniz gerekir.

Basit tasarimin uygulanabilmesi için test,sürekli tümlesim ve tekrar tasarim gibi XP pratiklerinin uygulaniyor olmasi lazim. Basit Tasarim ayni zamanda baska pratiklerin çalisabilmesi için de gerekli bir pratik.Yani XP pratikleri bir bütün teskil ediyor. Tasarimi basit tutmak degisim egrisini sabit tutmak için de gerekli. Gerekli olmayan kompleks özelliklerin eklenmesi sadece beklediginiz degisikliklerin gerçeklesmesi durumunda yararli olur. Beklentilerin çogu zaman gerçeklesmedigini düsünürsek bu eklentiler sistemi karisik hale getirmekten birseye yaramayacaktir. Böyle bir durumda tekrar tasarim ile basitlestirilmelidir.
Hedef : Basitlik...


***********************************************************


Kaliplar ve XP

JUnit örnegi ister istemez kaliplari akla getiriyor. XP ve kaliplar arasindaki iliski merak edilen ve hakkinda çok soru sorulan konulardan biri ve bence aralarindaki iliski oldukça ilginç. Joshua Kerievsky XP de kaliplarin gerektigince vurgulanmadigini öne sürüyor. Çogu insanda ayni fikirde gibi. XP kaliplarin kullanilmasiyla zit düsen özelliklere sahip gibi bir önyargi var.


Bana göre kaliplar kas yapalim derken göz çikartilan baslica alanlardan biri. Günümüzde Design patterns - GOF kitabini okuduktan sonra 32 satir kodda 16 kalip kullanan birçok efsanevi programci mevcut. Gerçekten günümüzde kaliplarin gereksizce kullanildigi çok durum karsimiza çikiyor fakat bu kaliplarin kötü bir fikir oldugu anlamina gelmemeli. Asil sorulmasi gereken soru kaliplarin nasil kullanilacagina dair olmali.

Bir teoriye göre basit tasarim ilkesini takip ederek sonuç olarak kaliplara ulasmak mümkün deniyor. Çogu zaman tekrar tasarim(refactoring) kodu bir kaliba uygun hale getirmek amaciyla kaliplara dogru yapilabiliyor. Ayrica tasarim kaliplari hakkinda bilginiz olmasa bile basitten karmasiga dogru tekrar tasarim pratigini uygulayarak ilerlediginizde sonuçta bu kaliplara ulasmak mümkün olabiliyor. Fakat kaliplari bilmeden ilerlemek gerçekten iyi bir yol olabilir mi? Tasarim kaliplarini bilerek ve referans bir kitap elinizin altinda iken çalismak daha akillica olur diye düsünüyorum. Bu sekilde bir kalibin kullanilma ihtimali belirdigi zaman bunu farkedip GÖF ün kaliplar kitabina bakabilir ve bunu uygulayabilirsiniz. Etkili tasarim bence kaliplarin maliyetlerinin de farkinda olmali. Kaliplara kodun evrim süreci içinde ulasilmali. Bastan sadece kaliplara uygulama amaciyla gerekmedigi halde kaliplar kullanilip maliyet ve kodun karmasikligi arttirilmamali. Bu açidan bakildiginda XP kaliplara gereken önemi veriyor fakat çogu tasarim sürecinin tersine XP de evrim süreci içinde bu kaliplara amaçlaniyor.

Buna ragmen bazi haber gruplarinda insanlarin XP de kaliplarin önemli olmadigi fikrine sahip olduklarini görüyorum. Bu biraz komik çünkü XP yi destekleyenlerin çogu kaliplar konusunda da lider konumundalar. Bence kaliplarin hayati bir önemi var. XP yazilim gelistirme süreci olabilir fakat kaliplar tasarim bilgisinin belkemigini olusturuyor ki bu bilgi hangi süreç kullanilir olursa olsun esit öneme sahip. Degisik süreçler kaliplari degisik sekillerde uygulayabilir. Bu açidan XP kaliplarin sadece gerekli oldugu hallerde kullanilmasini ve kaliplara dogru kodun evrimlesmesini savunuyor. Kaliplar hakkindaki bilgi XP içinde anahtar öneme sahip.

XP kullananlara kaliplar konusunda tavsiyelerim su sekilde olacak

1. Kaliplar konusundaki bilginizi arttirin
2. Ne zaman kaliplari kullanacaginiz konusunda yogunlasin(gerekliligine emin olmadan çok erken kullanmayin)
3. Bir kalibi en basit sekliyle nasil uygulayabileceginizi ve daha sonra nasil komplekslik ekleyebileceginiz konusunda yogunlasin.
4. Bir kalibi uygular fakat daha sonra bunun gerçekten isleri kolaylastirmadigini görürseniz kalibi çikarmaktan korkmayin.

XP nin kalplar konusuna daha fazla vurgulamasi gerektigini düsünüyorum. Bunun XP pratikleri içine nasil formüle edilecegini bilmiyorum fakat eminim Kent bununda bir yolunu bulacaktir.


Mimarinin Evrimle Gelistirilmesi

Yazilim mimarisi ne anlama geliyor? Bana göre mimari sistemin degistirilmesi zor olan ve altyapiyi teskil eden temel bilesenlerini ve bu bilesenlerin birbirleri arasindaki iliskileri kapsiyor.

Evrimlesen tasarimda mimarinin oynadigi rol nedir? XP ye karsi olanlarin bu konudaki savi XP nin mimariyi unuttugu yönünde.Ayni görüse göre XP deki yöntem hizli sekilde kodlamak ve tekrar tasarim pratigi sayesinde problemlerin çözülecegine inanmak. Ilginç olan bu konuda haklilik paylarinin olmasi ve bu konunun XP nin zayif noktalardan biri olmasi. Ron Jeffries , Kent Beck ve Bob Martin gibi XP nin en önemli savunuculari baslangiçtaki mimari çalismalarini önlemek için çok çalisiyorlar. Örnegin baslangiçta ihtiyaciniz yoksa veritabanini kullanmayi erteleyin, normal dosyalarla çalisin ve kesin ihtiyaç belirince veritabani kullanimina geçis yapin ve bu geçis için tekrar tasarim pratigini kullanin diyorlar.

Ben her ne kadar öyle olmasamda çekingen bir XP çi olarak bilinirim. Bunun nedenlerinden biri baslangiç noktasinda mimari için kisada olsa bir çalisma yapilmasi gerektigini düsünmem. Bu kisa çalisma esnasinda uygulamanin hangi katmanlardan olusacagi, veritabani ve/veya web sunucusu ile nasil iletisim kurulacagi gibi noktalar açikliga kavusturulabilir.

Mimari ile ilgili konulardaki kararlarin yillar boyu deneyimlerimiz sonucunda artik mimari kaliplari haline geldigini düsünüyorum. Kaliplar hakkindaki bilginiz arttikça , bu kaliplari uygulamadan önce kisa bir deneme çalismasinin gerektigini bilirsiniz. Önemli olan baska bir konuda bu tür kalip uygulamalarinin geri dönüsü olmayan degismez kararlar olarak görülmemesi gerektigidir. Ekip bu kaliplari sistemden çikarmaktan korkmamalidir. Örnegin bana anlatilan bir hikayeye göre bir projede sonlara dogru ekip EJB ye ihtiyaç olmadigina karar verdi ve bunu kaldirdi. Bu oldukça büyük bir tekrar tasarim idi ve projenin son asamalarina dogru yapilmisti fakat XP deki pratikler sayesinde bunun altindan kalkmak mümkün oldu ve sonuç basariliydi.

Bunun tam tersi bir durumu düsünelim. Diyelim ki ilk baslarda EJB kullanmamaya karar verdiniz. Daha sonralari EJB yi kullanmaya geçmeniz ne kadar zor olabilir? Zor olmayacaksa EJB kullanmadan baslayip daha sonra gerçekten ihtiyacini gördükten sonra EJB ye geçmeniz daha iyi bir yol olabilir mi? Bu sorunun cevabini belirlerken birçok faktörü gözönünde bulundurmak lazim. Karisik bir bilesen olmadan çalismak basitligi ve islerin daha hizli yürümesini saglayacaktir fakat zaman zaman bu tür bilesenleri sonradan sistemden çikarmak , eklemeye çalismaktan daha kolay olabilir.

Özetle benim tavsiyem ilk basta mimarinin nasil olabilecegi konusunda bir çalisma yapilmasi seklinde. Eger çok fazla verinin ve kullanicinin oldugunu görürseniz veritabanini kullanmaya ilk günden baslayin. Eger karisik bir is modeli görürseniz, alan(domain) modeli olusturun. Fakat YAGNI prensibine uymak açisindan mimarinin bir kisminin gerekmedigini anladiginiz anda bunu mimariden çikarmaktan çekinmeyin.

UML ve XP

XP konusunda bana yöneltilen sorulardan birçogu UML çevresinde odaklaniyor. UML ve XP birbiri ile uyumsuz mu?

Uyumsuzlugun akla geldigi birkaç nokta var. XP diyagramlardan kaçinilmasini veya sadece çok gerekli oldugu durumlarda kullanilmasini istiyor. Gerçek XP çiler diyagram kullanmaz gibi söylemler mevcut. Kent Beck gibi insanlar diyagramlar çizmekten ve bunlari kullanmaktan kaçinmaya çalisiyor.

Bence XP nin bu bakis açisinin iki nedeni var. Birincisi bazi insanlar diyagramlari yararli bazilari ise yararsiz buluyor. Burada tehlike bu iki ayri düsüncenin kendisini diger tarafa dikte ettirmeye çalismasi. Bence bazi insanlarin diyagramlari kullanacagini, bazilarinin da kullanmayacagini kabul etmemiz gerekiyor.

Ikinci nedende diyagramlarin agir yazilim süreçleri ile birlikte anilir halde olmasindan kaynaklaniyor. Bu tür süreçler diyagramlari çizmek için çok fazla zaman harciyor ve bu çizimler hem zaman kaybina hem de çogu zaman yarar yerine zarar getiriyor. Bu nedenle bence insanlarin diyagramlar kullanirken bunlari nasil kullanisli hazirlanacagi ve tuzaklardan nasil kaçinilacagi konusunda egitilmesi gerekiyor

Benim diyagramlarin nasil kullanilacagi ile ilgili su tavsiyelerim olacak :

1)Öncelikle diyagramlari ne için hazirladiginizi sürekli aklinizda tutun. Diyagramin ilk amaci iletisimi kolaylastirmasi. Etkili iletisim için önemli ögeleri seçmeli , önemsizleri ise bosvermelisiniz. Bu seçim UML in etkili kullanimi için sart. Bütün nesneleri UML çiziminizde göstermeyin. Çizim sadece önemli nesneleri içersin. Nesnelerde sadece önemli alan ve yöntemleri çizime koyun. Her durum için Sequence diyagramlarini çizmeyin ve bunlar gibi. Benim UML diyagramlarinda dikkatimi çeken problem insanlarin diyagramlari ayrintili ve kendini açiklayabilecek sekilde hazirlamaya çalismalari. Kod ayrintinin ve asil bilginin bulundugu yer. Bu bilgiyi diyagramlarda sunmaya çalismak diyagramlari amaçindan saptiriyor.

Diyagramlarin baslica kullanim alanlarindan biri kodlamaya baslamadan önce tasarimin yeterliligini görmek. XP ye göre kodlama öncesi tasarimi bir çizimle ifade etmenin yanlis oldugu gibi önyargi var. Fakat tam tersine karmasik bir ozelligin kodlanmasindan önce kisa bir tasarim çalismasi yapmak çok yararli. Bu çalismanin özellikleri sunlar olmali.

Kisa tutulmali Bütün detaylari çözmeye çalismamali ( sadece önemli olanlar üstüne yogunlasmali) Sonuçtaki tasarim taslak vazifesi görmeli, son tasarim degil. Sondaki özelligi biraz daha acayim. Ilk basta biraz tasarim yaptiginiz zaman bu tasarimdaki hatalarin , yanlis varsayimlarin farkina daha sonralari özellikle kodlamaya basladiginiz zaman varabilirsiniz. Bu problem olmayabilir çünkü tasarimi degistirebilirsiniz. Fakat problem eger insanlarin tasarim asamasinin bittigine inandigi durumlarda ortaya çikiyor çünkü bu tur durumlarda kodlamadan gelen geri beslenim bitmis tasarima etki edemiyor.

Tasarimi degistirmek diyagramlarin degisecegi anlamina gelmeyebilir. Tasarim için taslak seklinde bir diyagram hazirlayip daha sonra bunu atabilirsiniz. Diyagram tasarimi anlamaniz için yararli olacaktir fakat bu asamadan sonra önemli belgeler haline gelmemelidirler. En iyi diyagramlar bu sekilde kullanilmayan artifact haline gelmeyen diyagramlardir.

Birçok XP çi CRC kartlari kulanir. Bu UML ile çeliskili bir durum degildir. Ben CRC ve UML kartlarini o anki durum için daha yararli olani seçerek kullanmisimdir.

UML diyagramlarinin kullanim amaçlarindan bir baskasi da dokümantasyondur. Genel kullanimi ile diyagramlar bir case aracinin içinde bulunur. Bu sekilde insanlarin çalismasinin kolaylasacagi düsünülür fakat pratik bu düsüncenin tamamen yanlis oldugunu göstermektedir.

Case araçlarindaki diyagramlarin güncel tutulmasi için zaman harcamak gereklidir. Kisa zamanda diyagramlar ve kod arasindaki senkronizasyon bozulur.

Case aracinda veya kalin bir klasörde bulunan çizimlere bakmaya çogu zaman ihtiyaç duyulmaz.

Bu konudaki tavsiyem:

Sadece çok fazla zahmet gerekmeksizin güncel tutulabilecek diyagramlar kullanin. Diyagramlari herkesin görebilecegi bir yerde bulundurun. Örnegin bir duvara poster seklinde asin. Basit degisiklikler için insanlarin bu posteri kalemle degistirmelerine izin verin. Insanlarin bu diyagramlari kullanmadigina kanaat getirirseniz diyagramlari atin. Son olarak UML diyagramlarinin iki ilgili grup arasinda el degistirdigi durumlardan bahsetmek istiyorum. XP de dokümantasyon olusturmak müsteriye deger kattigi zaman tipki diger hikayeler(story) gibi degerlendirilir. Bu durumda UML gene yararlidir ve iletisimi kolaylastirir. Bir diyagram binlerce kelimeye bedel olabilir fakat gene diyagramlar seçilerek önemli ögeleri içerecek sekilde hazirlanmalidir. Kod ayrintili bilginin oldugu yegane yerdir. Diyagramlar kodun içerdigi bilginin özeti ve önemli noktalarini açiga çikarmak açisindan kullanilmalidir.

Cenk Çivici
Yazilim Mühendisi

Bu makaleyi beğendin mi? Yorumunu Yaz!







Sizden Gelen Yorumlar:

Yorum Yazın

netiq69(6.12.2010 16:13:55)
...Windows XP, ondan sonra çıkan gerek Vista, gerekse Windows 7'ye göre gerçekten oturaklı bir işletim sistemi... Quad Core 2GB bilgisayrda Windows XP ile gayet verimli çalışırken, dieğr işletim sistemleri ile verimli olmayıp, düşük performansla çalışmakta... Ben, ne olursa olsun bilgisayrım, hala Windows XP kullanıyorum...
%0 %0 %100
Katılıyorum Çekimserim Katılmıyorum






Copyright© 2001-2018. Bilgisayar Mühendisleri Portalı | Bütün hakları saklıdır.